KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/5553 E., 2020/10174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Oluşa, tüm dosya kapsamına, mağdurun soruşturma aşamasında sanığın kendisini darp ettiğine dair beyanı, beyanını destekleyen Silifke Devlet Hastanesinin 07.08.2015 tarihli raporunda ''Sol omuz ve sol humerusta ağrısı var, sağ tibia ön yüzünde ağrı ve sıyrık mevcut, basit tıbbi müdahale ile düzelir'' tespit edilmesine göre sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, gerekçeden yoksun olarak mağdurun mahkemedeki kolluk ifadesini kabul etmediği yönündeki beyanına itibar edilmesi suretiyle beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi,
mağdurun kolluk ifadesinde pencereden atlamadan bahsedilmemiş olması nedeniyle ilgili kolluk personelinin tanık olarak dinlenilmesi suretiyle olay günü mağdur ile yüz yüze nerede ve ne şekilde ilk temasının kurulduğu belirlenmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen soyut ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla.
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmışveya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla;
her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesinde yer alan basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda “Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/5553, K. 2020/10174, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama