KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/8792 E., 2020/12270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında, Gönen (...) Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2012 tarih ve 2011/366 Esas, 2012/308 Karar sayılı ilamı ile hükümlülüğüne, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu,
bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992. Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994. Hiro Balani/İspanya 09.12.1994.
Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması gerektiği ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma,
tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, tanıklar...ve...’ın olaya ilişkin görgülerini olmadıklarını ifade ettikleri, tanık Samet’in müşteki Raci’nin oğlu ve müşteki ...’ın kardeşi, tanıklar,...,... ve ...nın ise müşteki ...’ın arkadaşı olması nedeniyle tam olarak tarafsız olmadıkları anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere,
ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine kasten yaralama suçları yönünden TCK'nin 29. Maddesinde ve hakaret suçu yönünden ise TCK'nin 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/8792, K. 2020/12270, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama