İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/10236 K.2023/3476

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu,…

Esas2021/10236Karar2023/3476Tarih25 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.094 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/10236 E., 2023/3476 K.·İncelenen Kararın;

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.094 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/266 Esas, 2018/88 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 221 inci maddesi dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/1555 Esas ve 2018/1981 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasında hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine, 3.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/1 inci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Diyanet işleri Başkanlığı'nda kamu görevlisi statüsüne sahip imam olan sanığın hazırlık aşamasında avukat huzurunda ve mahkeme aşamasında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgüt ile olan bağlantısını itiraf ettiği, söz konusu örgüt ile irtibatının 1989 yılında Bostancılı köyünde imamlık yaptığı zamanda başladığını, aynı yıl itibariyle Seyit ...

Erkek Öğrenci Yurduna bu yapının dini sohbet adı altındaki toplantılarına da gitmeye başladığını, Zaman adlı örgüte ait gazeteyi daha evvelce de aldığını, ancak bu tarihte abone olduğunu, o tarihlerdeki bu yapı Sinop imamıyla tanıştığını ve isminin A.G. olduğunu, bu kişinin aynı zamanda yukarıda bahsi geçen yurdun müdürü olduğunu , 1989 yılı Mayıs ayından 1990 yılı Eylül ayına kadar Sinop merkezde görev verilmesi neticesinde Zaman gazetesinin dağıtıcılığı görevini üstlendiğini, evlerde organize edilen bu yapı kapsamındaki toplantılara da dahil olduğunu,

1995 yılında sohbetlerde kendilerinden fakir aile çocuklarının yeri ve ismi değişen bu yapı yurduna yönlendirilmesi ile ilgili yardım talep edildiğini ve Cami imamı olduğu için fakir aile çocuklarını Kemal Erimez Yurduna gitmeleri konusunda yönlendirdiğini, 2003 yılı itibariyle Rıdvan Erkek Öğrenci Yurdundaki sohbetlere C.Ş., H.A., C.S.G., H.Ö., M.A.A., M.D., H.Ö. ve o tarihte Bayındırlık İl Müdürü olan M.B. ve C.Y. ile birlikte devam ettiğini, cemaatin 2003 yılı sonbaharında gruplaşmaya giderek esnaf yapılanması ve kamuda çalışan memur yapılanması olarak gruplara ayrıldığını, 2008 yılında esnaf yapılanmasının kendi arasında,

memurların ise kendi arasında gruplara ayrılmak suretiyle toplantı ve sohbetler yaptığını, kendisinin de dahil olduğu imamlar grubuyla Pazartesi günleri toplandıklarını ve diğer memur gruplarıyla ayrıştıklarını, İmamlardan sorumlu ve imamlara sohbeti yapan kişinin K.P. olduğunu, bu sohbetlerin yazları Pazartesi günleri kütüphane bahçesinde, Ali Albayrak yurdunda ve Zaman Gazetesine kiraya verilen Diyanet Binasında devam edildiğini,

SiSAD 'da yapılan toplantılara katıldığını ikrar ettiği görülmekle sanığın örgüt ile temasının olduğu ve bu kapsamda örgüt ile birlikte hareket ederek örgüt faaliyetlerine katıldığı yönündeki ikrarının dosyadaki diğer delillerle de desteklenmesi sebebiyle itibar edilerek sanığın söz konusu örgüt ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu anlaşılmış,

sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyelerince gizli haberleşme programı olarak kullanıldığı yargı kararlarınca da sabit görülen ByLock isimli programı yapıyla irtibatı sağlamak amacıyla kendisi adına kayıtlı ve kendisinin kullanmış olduğu (0538) (...) (...) (...) GSM hattının takılı olduğu telefonuna bu örgüt kapsamında faaliyet gösteren Sinop ili memur kişilerden sorumlu kişi olduğu değerlendirilen E.Y. tarafından kurulduğunu soruşturma aşamasında ikrar ettiği,

nitekim kovuşturma safhasında BTK’dan alınan internet trafik bilgisinde MİT Müsteşarlığı tarafından yapılan tespitle uyumlu olarak sanık adına kayıtlı olup fiilen ByLock kullandığını belirttiği hatta ByLock tespiti yapıldığı, sanığın bu hatla 10.09.2015-15.01.2016 tarihleri arasında ByLock programına ait IP numaralarından 200 adet sinyal aldığı, bildirilen baz istasyon verilerinin sanığın bu dönemde çalıştığı ve yaşadığı Sinop ili ile uyumlu olduğu,

sanığın ByLock'a farklı zamanlarda olmak üzere 21 ... süre ile giriş yaptığının anlaşıldığı görülmekle sanığın örgütün gizli haberleşme ağına dahil olduğunun sabit olması neticesinde sanığın ByLock hususundaki beyanlarına itibar edilmiş,

her ne kadar sanık bu örgüt toplantılarının 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar devam ettiğini ve ondan sonra dağıldığını beyan etmiş ise de etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan M.S. sanığın 2014 yılında SİSAD da yapılan toplantıda İl imamı olan G.Y.'e artık bu yapı kapsamında çok bilindiği için dikkat çektiğini bir süreliğine imamlar grubuyla aktif olarak ilgilenmesinin gizliliği ihlal edeceğini söylediğini,

bunun üzerine imamlarla ilgilenme görevini aldığını beyan ettiği bu haliyle tanığın kendi konumuyla ve faaliyet alanıyla dar bilgi vermek amacıyla hareket ettiği görülerek sanığın konumunu ve eylemlerini belli bir zamanla sınırlı tutmak suretiyle hareket ettiği anlaşılmış, her ne kadar sanık bu yapının toplantılarında 17-25 Aralık öncesi dönemde sadece katılımcı olarak bulunduğunu belirtmiş ise de, hazırlık aşamasında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan daha sonraki aşamalarda örgüt talimatıyla beyanlarında döndüğü değerlendirilen Sinop il imamı olduğu sabit görülen N.A.'ın sanığı cami imamları ile ilgilenmesi için vazifelendirdiğini,

sanığın imamlarla ikili ilişkileri düzenlediğini, cemaate sempati kazandırmak için gayret gösterdiğini beyan ettiği,tanık İ.A.'nın ise sanığın yaz mevsiminde yatsı namazlarına gelmediğini, cemaat evlerinde sohbet ve belleticilik görevlerine gittiğini, imamları toplantı ve sohbetlere çağırdığını, kendisini de sohbet ve toplantılara davet ettiğini, Zaman gazetesi Sızıntı Aksiyon gibi dergileri abonelik çalışması yaptığını duyduğunu, 17/25 Aralık sürecinden önce gazete dağıtımı yaptığını bildiğini beyan ettiği,

sanıkla ilgili etkin pişmanlık kapsamında bilgi veren tanıkların beyanları değerlendirildiğinde sanığın bu yapı kapsamındaki Sinop ili imamlardan sorumlu abi olduğu, sohbet hocalığı vasfı bulunmamakla birlikte diyanet bünyesinde kamu görevlisi olarak çalışan imamlarla tek tek bağlantıya geçerek onları bu yapıya sempati duyması yönünde çalışmalar yapma, akabinde imamların dahil olduğu toplantı organizasyonlarını yapma ve bu kişileri sohbetlere çağırarak bu kişileri bu yapıya dahil etmek olduğu değerlendirilmiş, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün verdiği talimatlara uyacak nitelikte süreklilik arz ettiği,

eylemlerinin örgüte eleman kazandırmak, himmet toplamak, örgüt toplantılarına katılmak, örgüt lehine örgüte meşru bir zemin sağlamak amacıyla açıkça propaganda yapmak, mevcut hükümeti hırsızlıkla suçlamak suretiyle örgüt söylemini yaymak, örgütün yayın organları için abone bulma faaliyetini yürütme,sorumlu olduğu grup için toplantı organize etme, toplantı günlerinde bu kişilerin toplantıya katılmasını sağlama, fakir öğrencileri tespit ederek bu kişileri örgüt yurt ve dershanelerine yönlendirme, örgütün gizli haberleşme programını kullanma şeklindeki eylemlerinin çeşitliliğe haiz ve yoğunluk taşıyan eylemler olduğu ,

sanığın bu eylemleri hasebiyle yerleşik yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere örgüt için güvenilir kişi olduğunun anlaşıldığı, bu bilgiler ışığında Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı ilamı da nazara alındığında sanığın iddianamede amaç, eylem, örgüt yapısı açıkça belirtilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamındaki eylemlerinin sempati düzeyini aştığı ve bahsi geçen eylemlerini örgüt ile organik bağ kurarak örgüt hiyearşisine dahil olarak gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle,

her ne kadar iddianamede sanığın eylemlerinin örgüt yöneticiliği kapsamında kaldığı belirtilerek TCK'nın 314/1 inci maddesinden cezalandırılması talep edilmişse de, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1921 E., 2017/5180 sayılı ilamı da nazara alınarak dosyadaki delillerden anlaşıldığı üzere sanığın örgütün üst sorumlularından gelen talimatları sorumluğundaki kişilere aktardığı,sanığın talimat verdiği alt konumunda kimsenin bulunmadığı,

sorumlu olduğu kişi sayısı, yetki alanı gözetildiğinde eylemlerinin örgüt yöneticiliği için yeterli olmadığının değerlendirilmesi sebepleriyle bu haliyle sanığa isnat edilen örgüt yöneticiliği kavramının şüpheye yer bırakmayacak şekilde delillendirilemediği görülmekle sanığın iddianame konusu eylemlerinin TCK'nın 314/2 nci maddesi kapsamında silahlı terör örgütü üyeliği suçuna sübut verdiği görülerek sanığın bu maddeden cezalandırılması yoluna gidilmiş ,bu madde uyarınca temel ceza tayini yapılırken her ne kadar örgüt yöneticiliği vasfı olduğu kabul edilmese de sanığın uzun zamandır bağlantı içinde olduğu bu yapının görünen yüzü olması,

örgüt içerisinde yetiştirilen kişilerden olması, faaliyet alanı olarak Sinop ilinde bu yapının yerleşmesi için örgüt adına görevlendirildiğinin görülüyor olması, sanığın imamlardan sorumlu abi konumu olması sebepleriyle alt sınırdan uzaklaşarak takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık hakkında TCK'nın 314/2 nci maddesinden hüküm kurulmasının sonucu olarak 3713 sayılı Kanun'un 5 ve TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca uygulama yapılmış,

bu yapının belli bir dönem sanık nezdinde dini cemaat olarak kabul görmüş olduğu kabul edilse dahi ,sanığın bu yapı ile bağlantısını sürdürerek 2016 yılına dek ByLock kullandığının sabit olması karşısında sanığın bu yapının dini cemaat olduğu, legal bir yapı olarak faaliyetlerini açık ve şeffaf olarak yaptığı hususunda kaçınılmaz hataya düşmesinin mümkün görülmemesi nedeniyle sanık hakkında şartları oluşmayan TCK'nın 30 uncu maddesindeki hata hükümleri uygulanmamış, sanığın kendi konumu ve faaliyetlerinin tespiti için tam açıklayıcı bilgi vermediği, hazırlık aşamasındaki beyanlarından ise kısmen döndüğü,

ayrıca tanık M.S.'nın beyanında geçtiği üzere sanığın bu yapı içindeki faaliyetlerine devam etmekle beraber sanığın talebi ve il imamının onayı ile göz önündeki vazifelerini M.S.'ya belli bir süre devrederek kendini gizleme yoluna gitmesi sebebiyle bu fiillerinin ortaya çıkmayacağını düşünerek beyanda bulunduğunun anlaşıldığı ,bu cihetle yargılama aşamasında da bu eylemlerini inkar ettiği, hakkında beyanda bulunduğu kişilerle ile ilgili ise bu kişilerin yargılamalarında beyanlarını değiştirerek onların lehine olacak şekilde yumuşatma yoluna gittiği, hazırlık beyanlarından kısmen döndüğü,

hakkında beyanda bulunduğu kişilerin eylemlerini 17-25 Aralık öncesi döneme hasretmeye çalıştığı, kendisinin eylemlerini ise sadece bu yapının düzenlediği sohbet, resmi açılış ve kutlu doğum günlerine katılmakla sınırladığının görüldüğü , ancak bu yapı kapsamda sanığın uzun yıllardır görevli olduğunu hazırlık ve tanık beyanlarından anlaşıldığı , aynı yerde görev yapması nedeniyle artık çevreden de bilindiği, ayrıca sanığın bu yapı kapsamındaki etkili ve yetkili kişileri tanıdığı, görev ve faaliyetleri ile konumlarını da iyi bildiği de gözetildiğinde sanığın bildiklerini kendine sakladığı,

sanığın hakkında beyanda bulunduğu kişiler ve kendisi ile de ilgili doyurucu bilgi vermediğinin değerlendirilmesiyle birlikte sanığın ByLock kullandığını ikrar ettiği, kendisine ByLock yükleyen kişinin de E.Y. olduğunu söylediği böylece hem bahsi geçen kişinin hem de kendisinin konumunu güçlendirdiği görülmekle cezasında söz konusu madde kapsamında takdiren alt sınırdan 1/3 oranında indirim yapılmış,

sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile cezanın sanık üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle isabet bulunmamıştır.

2. Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; sanık yönünden suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 üncü maddesine aykırı davranılması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Kabul ve uygulamaya göre;

a. Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

b.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/1555 Esas ve 2018/1981 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sinop Ağır Ceza

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/10236, K. 2023/3476, 25 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10236
Karar No
2023/3476
Tarih
25 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10238 K.2023/19027
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10239 K.2023/19028
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10240 K.2023/18357
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10241 K.2023/19032
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10242 K.2023/18034
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10243 K.2023/18678

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.