KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/11018 E., 2022/8508 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2017/206 - 2018/295 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna ilişkin delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, savunmanın denetlenmesi ve özellikle örgütsel faaliyetlerinin ne zamana kadar devam ettiğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti için ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu yeniden istenilmesi,
yine Garson (K) adlı gizli tanık tarafından adli makamlara teslim edilen, FETÖ terör örgütünün emniyet mahrem yapılanmasına dair fişleme diye tabir edebileceğimiz mensuplarının şahsi halleri ve örgüt bağını gösterir kayıtlarını içeren SD kartın mahkeme kararı uyarınca çözümlenmesi ile düzenlenen veri inceleme raporuna göre 2015 yılı değerlendirmesinde örgüt terminolojisine göre "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memurlarını" ifade eden "..." ifadesi ile kodlandığı, “...” kodlamasının.
“FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan" kişileri ifade ettiği, bağlı olduğu “zümre başkanı” olarak adlandırılan örgüt mensubunun “Akif Şems” ve bağlı olduğu "öğretmeni" olarak adlandırılan örgüt mensubunun "Seren Kesici", bu şahsa vekalet eden emniyet görevlisi örgüt mensubunun ise ""Seren Kesici" isimli polis memuru olduğu yazılı olmasına rağmen, emniyet mahrem yapılanmasına dair bilgiler içeren SD kart içinde polis memurlarına öğretmenlik (mahrem imam) yapan şahıslar arasında “zümre başkanı” olarak “Akif Şems” ve "öğretmeni" olarak "Seren Kesici",
isimli şahısların ve yine UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili bilgi yahut ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretlerinin getirtilmesi, tespiti halinde gerekirse beyan sahipleri tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenilmelerin sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11018, K. 2022/8508, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama