KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/11952 E., 2024/6220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·18 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
TUTUKLU
(...)
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2021/514 E., 2021/883 K. KATILANLAR :..., ...
SUÇLAR
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
TEMYİZ EDENLER
Sanık ... müdafii, katılanlar vekilleri Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Onama, Temyizin reddi
Yargılama konusu Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden katılan sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerden katılanlar vekillerinin sadece Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden, sanık ... müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının tüm atılı suçlar yönünden kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2020/12 Esas, 2021/53 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı,
Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık ... ve ... hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/883 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.08.2021 tarihli ve hükümlerin onanması ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Sanıklar Levent ve ...'ın eylemlerinin atılı suçu oluşturması nedeniyle beraat hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri özetle,
Sanıklar Levent ve ...'ın eylemlerinin atılı suçu oluşturması nedeniyle beraat hükümlerinin bozulması istemine, sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçunun oluştuğu gerekçesiyle beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle,
Müvekkilin teslim olması nedeniyle etkin pişmanlık içeren ifadeler neticesinde şahsi cezasızlık sebebi ortaya çıktığına, müvekkili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin gerektiğine, bu mümkün değil ise etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğine, müvekkilinin örgüt içinde rızaen kalmadığına, kaçarak teslim olması nedeniyle bu hususun lehine yorumlanması gerektiğine,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık ...'ın eyleminin, ikrar içeren ifadesi ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı, Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçu ve Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık ... ve ... hakkında, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1-Sanık ... müdafiinin sanık hakkındaki Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz temyiz taleplerinin incelenmesinde;
A)Somut olayda. PKK/KCK terör örgütünün Kobane yapılanması içerisinde sabotajcı olarak görevli silahlı bir savaşçı olarak faaliyet yürütmesi, Zend Avesta kod adı ile PKK/KCK’nın Kobane yapılanması içerisinde sabotaj amacıyla üretilen mayınların patlatıcı devresini imal eden birimde diğer örgüt üyeleriyle birlikte faaliyet göstermesi,
2017 Ekim ayında örgütün kolu olan YPS'ye geçişinin yapılarak sabotaj eğitimleri verdiğine yönelik ikrarı, 16 aylık süreçte yaklaşık 200 mayın ürettikleri ve bu mayınları Şehit Rüstem Cephesinde Saddam Tepesinde Şehit Berivan Tepesinde Ferzat ve Med kod adlı örgüt üyeleriyle birlikte döşediklerine yönelik ikrarı, tanık beyanlarının ve teşhislerinin sanığın anlatımlarını doğrulaması,
2019 yılı sonunda Ruken Sivas kod adlı örgüt üyesi tarafından İstanbul iline gönderilerek İçİşleri Bakanı ve Savunma Bakanına yönelik yapılması öngörülen eylem öncesinde keşif yapması ve raporlamasının kendisine talimat olarak verildiğine dair beyanları, somut hiç bir hazırlık hareketinde bulunmadan kısa süre sonra Ankara iline gelerek havaalanı yolunda devriye görevi yapan polis ekiplerine teslim olması bir arada değerlendirildiğinde; döşenen mayınların patladığına dair her hangi bir tespit ve olay raporu bulunmaması karşısında yukarıda ayrıntılarıyla anlatıldığı şekilde gerçekleşen eylemlerin vahamet arzeden nitelikte bulunmadığı,
mayın imal etme ve döşeme eylemlerinin örgütsel faaliyet olarak kabulünün gerekmesi nedeniyle, sanığın eylemlerinin "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçunu oluşturduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmüş, ancak sanığın örgütte kaldığı süre, üstlendiği görevler ve örgütsel eylemleri nedeniyle "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan alt hadden uzaklaşarak teşdiden cezalandırılması gerektiğinden yazılı şekilde hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
B) Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit görülmesi halinde; kovuşturma aşamasında savunmalarında atılı suçu ikrara yönelik beyanlarda bulunduğu görülen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin,
niteliği ve faydalılık derecesi ile yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
2-Katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs- suçunun sanık ... tarafından, -Silahlı terör örgütüne üye olma- suçunun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz taleplerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Katılanlar ... ve ... vekillerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi:
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılanlar ... ve ... vekillerinin sanık ... hakkında Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden kurulan beraat hükmüne ilişkin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz istemi:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/883 sayılı kararında, katılanlar vekilleri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAATE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3. Sanık ... müdafiinin sanık hakkındaki Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi:
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/883 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine ve mevcut delil durumuna göre tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11952, K. 2024/6220, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama