İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2021/1210 Karar: 2023/1852 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/1210 K.2023/1852

3. Ceza Dairesi 2021/1210 E. , 2023/1852 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/300 E., 2019/387 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, Katılan

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2021/1210 E. , 2023/1852 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/300 E., 2019/387 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, Katılan

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2021/1210 E. , 2023/1852 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/300 E., 2019/387 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, Katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 7188 sayılı Yasa'nın 29 uncu maddesi uyarınca tüm sanıklar yönünden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... müdafiinin, 7188 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce yaptığı temyiz talebinin bölge adliye ceza dairesince reddedilmemesi de gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin temyiz taleplerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2017/24 Esas, 2018/349 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/300 Esas, 2019/387 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.09.2019 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, orantılılık ilkesinin göz ardı edildiğine, 2-ByLock kullanıldığının her türlü şüpheden uzak delil ile ortaya konulmadığına, 3-Sanık örgüt ile süreklilik içeren hiyerarşik bir bağı bulunmadığına, 4-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, orantılılık ilkesinin göz ardı edildiğine, 2-ByLock kullanıldığının her türlü şüpheden uzak delil ile ortaya konulmadığına, 3-Sanığın örgüt ile süreklilik içeren hiyerarşik bir bağı bulunmadığına, 4-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. C. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; Sanıkların örgüt üyeliği suçundan değil, Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü A.SANIK ... YÖNÜNDEN: Sanık ..., FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü) tarafından gerçekleştirilen 15.07.2016 tarihli darbe girişimine yardım ettiği iddiası ile Alucra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.07.2016 tarihinde yakalanmıştır. Yakalandıktan sonra Alucra Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış, ifade işleminin tamamlanmasının ardından tutuklanma talebi ile Alucra Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiştir. Alucra Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2016 tarih 2016/5 sorgu numaralı sorgusu ile sanık hakkında talep edilen tutuklama talebi reddedilerek sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Alucra Cumhuriyet Başsavcılığı bahse konu tutuklama talebinin reddine dair karara karşı itiraz yoluna gitmiştir. Şebinkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2016 tarih 2016/153 değişik iş numaralı kararı ile sanık hakkında tutuklama yönelik yeniden yakalama kararı çıkartılmış olup yakalama kararı neticesinde sanık 29.07.2016 tarihinde yakalanmıştır. Sanık ..., ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan Şebinkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 29.07.2016 tarih 2016/170 değişik iş numaralı kararı ile tutuklanmıştır. Sanık 21.12.2016 tarihinde yeniden tahliye edilmiş, ele geçen deliller nedeniyle bu kez Giresun Sulh Ceza Hakimliğinin 18.01.2017 tarih 2017/23 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2017 tarih ve 2017/102 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' ve ''Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme'' suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... hakkında mahkememizin 2017/34 Esas numaralı dosyası üzerinden yargılamaya başlanmıştır. Sanık ... hakkındaki yargılama ise mahkememizin 2017/24 Esas numaralı dosyası üzerinden yürütülmüştür. Dosyalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 2017/34 Esas numaralı dosyanın 2017/24 Esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş olup sanıklar ... ve ... hakkında yargılama birlikte görülmüştür. Sanık ...'nun Çamoluk İlçe Emniyet Amirliği emrinde Trafik Tescil Büro Amiri olarak görevli yaptığı, Çamoluk İlçe Emniyet Amiri Komiser Yardımcısının Ş.K. olduğu, Ş.K.'nin 19 Temmuz 2016 tarihinden itibaren yıllık izne ayrıldığı, 19 Temmuz 2016 tarihinden sonra yerine sanık ...'in Çamoluk İlçe emniyet Amirliğine vekalet edeceği ancak Ş.K.'nin annesinin rahatsızlığı nedeniyle 15 Temmuz 2016 Cuma günü izne ayrıldığı, bu noktada sanık ...'in olay tarihinde Çamoluk İlçe Emniyet Amir Vekili olduğu anlaşılmıştır. 1.Sanığın Örgütün Gizli Haberleşme Programlarını Kullanması 15.08.2016 ve 10.01.2017 tarihli Giresun Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün (KOM) raporlarına göre; 0505 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 012426005820842 IMEI numaralı cep telefonu ile ByLock programının kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanık ..., bu hattın kendisi tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. Bahse konu hattın sanık dışında herhangi bir kişi tarafından kullanıldığı yönünde tereddüt bulunmamaktadır. 0505 (...) (..) (..) numaralı GSM hatlarına ilişkin ByLock hedef IP bilgilerini içerir Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) tarafından gönderilen CD incelemesinde; 0505 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden 24.06.2015-27.11.2015 tarihleri arasında ByLock programının yoğun olarak Giresun ili Çamoluk kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanık ..., Giresun ili Çamoluk ilçesinde bahse konu tarihler arasında görev yapmıştır. Sanık ilk aşamada ByLock programını kullanmadığını belirtmiştir. Ancak 28.12.2017 tarihli duruşmada ve diğer aşamalarda, 0505 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock programını kullandığını, bu programın 2015 yılında Diyarbakır ilinde görev yaparken aslen Adıyamanlı olan tarih öğretmeni Musa Kod tarafından yüklendiğini belirtmiştir. Sanığa ait 0505 (...) (..) (..) numaralı hatta ilişkin olarak ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı mevcuttur. Buna göre; ID: 368131 Kullanıcı Adı: ahsenmel Şifre: ah-21'dir. Sanığın dijital materyal incelemesinde ise örgütün gizli haberleşme programlarından olan Kakaotalk isimli uygulamanın yüklü olduğu tespit edilmiştir. KOM raporu, hedef IP bilgilerine ait tutanaklar, dijital materyal inceleme raporu ve sanık ikrarı gözetildiğinde; Sanık ..., örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock ve Kakaotalk isimli programları kullanmıştır. 2.Sanığın Bank Asyaya Hesabı BDDK'nın ... Katılım Bankası hakkında hazırladığı Mali Durum Tespit Raporlarında, ... Katılım Bankası'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütlü olarak suç gelirlerinin elde edilmesi, himmet adı altında toplanan suç gelirlerinin bankacılık sisteminde aklanması, bankanın FETÖ/PDY ile bağlantılı ulusal/uluslararası kuruluşlara ... Katılım Bankası A.Ş. tarafından yüksek miktarda kredi kullandırılması, ... Katılım Bankası A.Ş.'nin ortaklık yapısında bulunan yöneticilerin FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu açıklanmıştır. MASAK'ın hazırlamış olduğu analiz raporlarında da ... Katılım Bankasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kurucusu olan ...'in talimatlarıyla yönetildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin bankacılık işlemi adı altında toplanan himmet paralarını bu banka aracılığıyla akladığı belirtilmiştir. Yine Emniyet Genel Müdürlüğünün hazırlamış olduğu raporda da birçok ilde alınan bilgi alma tutanakları ile 17-25/Aralık 2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütlerinde yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere malvarlıklarını satarak malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ... Katılım Bankası'na para yatırmalarını istediklerini beyan etmeleri, yine ... Katılım Bankası A.Ş.'de banka genel müdürü ve banka yönetim kurulu üyelerinin 06.01.2014 tarihinde gönderdiği e-postada "... iklimimizden bir abim... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001 de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz...arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankadan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız" dediği tespit edilmiştir. BDDK'nın 28.05.2015 tarihli ... Katılım Bankası Mali Durum Tespit Raporunda 2013 Aralık - 06.01.2014 döneminde ... Katılım Bankasının mevduatı 1.684.368 TL azalırken 06.01.2014- 10.01.2014 döneminde 227.240 TL arttığı, 01.12.2013- 30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde ... Katılım Bankası A.Ş. nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06.01.2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30.01.2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, 29.05.2015 tarihine kadar mevduat girişinin yoğun olarak yapıldığı ayrıntılı olarak anlatılmıştır. FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı ..., 17/25 Aralık 2013 sürecinde örgüt üyelerine zor durumda olan Bank Asyayı uhud harbindeki "okçular tepesi" olarak nitelendirerek terk edilmemesi gerektiğini belirtip, para yatırmalarına yönelik talimat vermiştir. BDDK, MASAK ve EGM'nin ayrıntılı raporlarından da anlaşılacağı üzere, ... Katılım Bankasının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca yönetildiği, bankanın siyasi gelişmeler üzerine likidite sorunu yaşaması sebebiyle bizzat başta ... ve diğer FETÖ/PDY terör örgütü yöneticileri tarafından mensuplarına verilen talimatlarla FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarından malvarlıklarını satıp ... Katılım Bankasına yatırmalarını istemesi üzerine, bu talimatı alan örgüt mensuplarının 06.01.2014 ile 29.05.2015 tarihleri arasında hayatın olağan akışına aykırı olarak raporlarla teyit edildiği üzere ... Katılım Bankasının mali olarak durumunun kötü olduğu bir dönemde bu bankada hesap açtığı ortadadır. Sanığın Bank Asyada hesabı bulunmaktadır. Sanığa ait Bank Asyada bulunan hesap hareket dökümünü içerir CD incelendiğinde; Sanık 17.03.2014’te 50.000 TL'lik, 11.09.2014'te 43.000 TL'lik, 30.09.2014'te 11.000 TL'lik, 09.11.2014'te 10.000 TL'lik katılım hesapları açmıştır. Sanık etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirttikten sonra müdafi huzurunda vermiş olduğu ifadelerinde, 17-25 Aralık sürecinden sonra Bank Asyanın durumunun sohbetlerde konuşulduğunu, sohbetlerde A.Ç. ve M.P. isimli imamların Bank Asyaya para yatırmalarını kendilerine söylediklerini, o sıralarda Diyarbakır ilinde polis lojmanlarında kaldığını ve hırsızlık olaylarından korunmak için Bank Asyaya para yatırdığını beyan etmiştir. Sanığın Bank Asyaya para yatırdığı tarihler dikkate alındığında, bu tarihler, mahrem imamların kendilerine para yatırın söylemlerinde bulunduğu tarihten sonradır. Ayrıca sanık hırsızlık olaylarından korunmak amacıyla bankaya para yatırdığını beyan etmiş ise de, sanığın paraları kül halinde toplu olarak tek bir hesaba yatırmayıp, farklı farklı hesaplar açarak parça parça yatırması hırsızlık olaylarından korunmak amacıyla değil söz konusu bankaya destek vermek amacıyla hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Bank ... hesap hareketleri CD'si ve sanık savunmaları ortaya koymaktadır ki; Sanığın katılım hesabı açtığı ve hesaplarına para yatırdığı tarihler örgüt elebaşısının talimatlarının geçerli olduğu tarihlerdir. 3.Sanığın Örgüt İçerisinde Olduğuna İlişkin Beyan M.G.T. isimli şahıs, şüpheli olarak müdafiİ huzurunda Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermiştir. M.G., sanık ...'nun 2014 yılına kadar örgütün sohbet toplantılarına katıldığını belirtmiştir. Bahse konu ifade tutanağı, duruşma sırasında sanığa okunmuş ve duruşmada tartışılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 217 inci maddesi gereğince de hükme esas alınmıştır. 4.Sanığın Dijital Materyalinde Tespit Edilen Dokumanlar Sanığa ait LG markla cep telefonuna takılı hafıza kartında örgüt elebaşına ait pdf formatında ''Bir Kırık Dilekçe'' isimli kitap ele geçmiştir. Diğer yandan yukarıda belirtildiği üzere sanığın cep telefonunda kakaotalk isimli örgüt içi haberleşmenin sağlandığı programın da yüklü olduğu anlaşılmıştır. 5.Sanığın Darbe Girişiminin Yaşandığı 15.07.2016 Tarihindeki Eylemleri K.Ç. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık K. bu ifadelerinde özetle; Özel harekat baş polis memuru olarak görev yaptığını, Çamoluk ilçesine 3 ... önce geçici görevle geldiğini, Giresun özel hareket whatsapp grubunun bulunduğunu, bu gruptan ivedi ''şubeye gelin darbe girişimi var'' şeklinde mesaj geldiğini, bunun üzerine Giresun şubeyi aradığını, şube müdürünün kendisine darbe girişimi olduğunu, hemen Çamoluk ilçe emniyet amirliğine gelmesini, emniyet amirliğinin ve kaymakam beyin güvenliğini sağlamasını, emniyet amirliğine jandarma gelmesi halinde kesinlikle içeri almaması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine hemen görev arkadaşları ile emniyete geldiklerini ve tedbir aldıklarını, bu sırada ... komiseri gördüğünü, ona bilgi verdiğini, onun da ilçe emniyet amir vekili olan ...'ya haber vermesini söylediğini, aradan 10 dakika geçtikten sonra ...'nun ilçe emniyet amirliğine geldiğini, ...'in kendisine durumu sorduğunu, kendisinin de darbe girişimi olduğunu ve emniyet almaları gerektiğini söylediğini, ...'in ise kendisine ''ben bir haberlere bakayım durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek ...'in "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz, kimse ağır silah almasın eline, ağır silah alanlar da bıraksın, askerle mi çatışacağız, kimse emrim haricinde hareket etmesin, ferdi hareket edeni yakarım, buranın amiri benim" şeklinde sözler sarf ettiğini, bunun üzerine kendisinin ...'e ondan emir almayacağını, görevinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacağımı söylediğini, o sırada Giresun şubede bulunan il emniyet müdür yardımcısı E.B. ile telefonda görüştüğünü, durumu ona anlattığını, onun da kendisine "senin görevin emniyeti ve kaymakamı korumak yeri gelirse silah kullanacaksın ben onlarla görüşürüm" dediğini, daha sonra ilçe emniyet binasına girdiğinde ... komiserin kaymakam beyle telefonda görüşüyor olduğunu, kendisinin de telefonda kaymakam beyle görüşmek istediğini söylediğini fakat ... komiserin telefonu kendisine vermediğini, kaymakam beyin telefon numarasını istediğini, onu da kabul etmediğini, ...'in ''karakolun amiri benim ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, kendisinin de ''sen komisersen bende özel hareket grup amiriyim, neden telefonu vermiyorsun'' diye cevap verdiğini ve başladıklarını, bu sırada ... komiserin ayağa kalarak ''sen nasıl konuşuyorsun, buranın amiri o'' dediğini, arkadaşların araya girmesiyle kendisini dışarıya çıkarttıklarını, olaydan sonra kendisinin de il emniyet müdürünü aradığını ve tutanak tutarak durumu il emniyet müdürlüğüne ilettiğini beyan etmiştir. E.G. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık E.'nin beyanlarının tanık K.Ç.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık E. ifadelerinde özetle; 15.07.2016 tarihinde darbe girişimi olduğu haberini öğrendiklerini, Çamoluk ilçe amirliğinde göreli polis arkadaşlardan birisinin kendilerine ''ağabey ne yapacağız'' dediğini, kendisinin de bu durumda kendi amirlerini bildirmeleri gerektiğini söylediğini, komiser ...'nun o sırada emniyet amirliği binasının üst katında kendisine tahsis edilen odada bulunduğunu, darbeye karşı koyma talimatını ...'e ilettiklerini, daha sonra ...'nun karakoldan arandığını, ...'in karakola gelmesi üzerine kendilerinin merkezden gelen emri de kendisine aktardıklarını, ...'in de ''kendisine herhangi bir emir gelmediğini'' söylediğini ve sonra ''ben bir 10 dakika televizyona bakayım'' dediğini, ...'in daha sonra içeri girip televizyona baktığını, ...'in televizyona baktıktan sonra emniyet amirliği girişinde yüksek sesle ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' dediğini, O sırada başlarında baş polis memuru ve ekip amiri K.Ç.'nin olduğunu, bu söz üzerine K.'nin ...'e ''kime söylüyorsun komiserim'' diye sorduğunu, ...'in de sağına soluna bakarak ''ben kendi personelime söylüyorum'' dediğini, ...'nun daha sonra içeriye girdiğini, aradan bir yarım saat geçtikten sonra tahmini saat 23:30 - 24:00 sıralarında baş polis memuru ve ekip amiri K.Ç.'nin ''kaymakamı da korumamız ve kaymakamlık binasının da emniyet altına almamız'' gerektiğini söylediğini, ikiye bölünecek kadar kuvvetleri olmadığından kaymakamı emniyet amirliği binasına almayı düşündüklerini, bunun üzerine ekip amiri K.'nin kaymakamın telefon numarasını almak için içeri girdiğini, içeri girdikten bir kaç saniye sonra ...'nun kaymakam ile olan görüşmesini bitirdiğini gördüğünü, kendisi içeri girmeden önce ekip amiri K.'nin ...'ya ''telefonu bana ver kaymakam bey ile ben de bir dakika görüşeyim'' dediğini sonradan duyduğunu, ...'in de telefonu K.Ç.'ye vermeden kapattığını gördüğünü, K.'nin ...'e ''neden telefonu vermedin benim de görüşmem gerekiyordu'' dediğini, ...'nun da bunun üzerine K.'ye ''ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, K.'nin da ''benim görüşmem farklı senin görüşmen farklı'' dediğini, daha sonra K.'nin ...'ten kaymakam beyin numarasını istediğini ancak ...'nun kaymakam beyin telefon numarasını vermediğini, K.'nin karakoldaki diğer personele yöneldiğini ancak ...'nun ''buradan telefon numarası alamazsın git nereden bulursan bul'' dediğini, ikisi ayağa kalkıp birbirlerinin üzerine yürüdüklerini, kendisinin K.'yi tuttuğunu, o sırada ...'nun ''senin karşında amirin var terbiyesizlik yapma haddini bil'' dediğini ve bu şekilde sesini yükselterek K.'nin üzerine gitmeye başladığını, tartışmanın sonradan yatıştığını, saat 01:30-02:00 civarı ... ve ...'in ''siz bizi yanlış anladınız'' dediklerini, kendisinin de o esnada sözünü onların sözlerini kestiğini, sabah olunca İl Emniyet Müdürünün kendilerini aradığını, raporu tutup tutmadıklarını sorduğunu, o aşamada henüz raporu tutmadıklarını söylediklerini ancak tutanağı tutacaklarını beyan ettiklerini, olay gecesi komiser yardımcısı ...'nun tüm personeli tam techizatlı olarak göreve çağırdığına dair ve ayrıca ilçe jandarma komutanı ile görüştüğüne ve kendisine ilçe emniyet amirliğine askerlerin gelmeyeceğine dair bilgi verildiğine ilişkin herhangi bir söylemi olmadığını, tam tersine oradaki personele silah bırakma talimatı verdiğini beyan etmiştir. B.A. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık Bülent'in beyanlarının tanık K. ve E.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık B., sanık ...'in karakola geldikten sonra ''ben bir haberlere bakim durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek orada bulunanlara "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz" dediğini, baş polis memuru K.Ç.'de, ...'e ondan emir almayacaklarını, görevlerinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacaklarını söylediğini beyan etmiştir. K.Ç. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık K.'nin beyanlarının tanık K., E. ve B.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık K., sanık ...'in karakola geldikten sonra ''ben bir haberlere bakim durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek orada bulunanlara "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz" dediğini, baş polis memuru K.Ç.'de ...'e ondan emir almayacaklarını, görevlerinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacaklarını söylediğini, o sırada Giresun şubede bulunan il emniyet müdür yardımcısı E.B. ile telefonda görüştüğünü, durumu ona anlattığını, onun da kendisine "senin görevin emniyeti ve kaymakamı korumak yeri gelirse silah kullanacaksın ben onlarla görüşürüm " dediğini, daha sonra ilçe emniyet binasına girdiğimde ...'in kaymakam beyle telefonda görüşüyor olduğunu, telefonda kaymakam beyle görüşmek istediğini fakat ...'in telefonu kendisine vermediğini, Kaymakam beyin telefon numarasını istediğini ancak onu da vermediğini, ...'in kendilerine ''karakolun amiri benim ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, ...'e ''ben de kendisine sen komisersen bende özel hareket grup amiriyim, neden telefonu vermiyorsun'' diye cevap vererek tartışmaya başladıklarını, bu sırada ...'nun ayağa kalarak ''sen nasıl konuşuyorsun, buranın amiri o'' dediğini, arkadaşların araya girmesiyle kendisini dışarıya çıkarttıklarını, kendisinin de il emniyet müdürünü aradığını ve tutanak tutarak durumu il emniyet müdürlüğüne ilettiğini beyan etmiştir. A.K. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık A.'nın beyanlarının tanık K., E., B. ve K.'in beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık A., ...'nun kendilerine "hiç kimse eline silah almayacak ateş etmeyecek askere mi sıkacağız" dediğini, kendilerinin de bunun üzerine ''aşağıdan yani İl Emniyet Müdürlüğünden böyle talimat gelmediğini, askerin kaymaklık binası ve emniyet binasına girmesine çalışması halinde buna kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ve gerekirse çatışmaya girileceği'' talimatının geldiğini ...'e söylediklerini, bunun üzerine ...'nun kendilerine "bize böyle bir talimat gelmedi" dediğini, ...'in bu tartışmadan sonra içeri girdiğini, 5-10 dakika kadar televizyona baktığını, televizyona baktıktan sonra tekrar dışarı çıktığını, aynı konuşmayı tekrar yaptığını, ...'e kendilerine gelen talimatı yinelediklerini, bu söz üzerine ...'nun odanın içerisinden kendilerine sert baktığını gördüklerini ve ...'in kendilerine ağzının içerisinden ''şerefsizler'' dediğini duyduklarını beyan etmiştir. Tanıklar A.A., M.Y.Ö., S.Ö., K.K., A.M.O., S.S. ve H.Ç., Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde polis memurlarıdır. Tanıklar, olay ile ilgili olarak sanıklar ... ve ...'in darbe teşebbüsünü destekler tarzda herhangi bir söylem ve eylemi olmadığını beyan etmişlerdir. Tanık Ş.K., Çamoluk İlçe Emniyet Amiri olup olay günü Çamoluk ilçesinde olmadığını, sanık ... ile görüştüğünü ancak sanık ...'in şüpheli söylem ve eylemlerine rastlamadığını beyan etmiştir. Tanık K.K., Çamoluk Kaymakamı olup olay günü Çamoluk ilçesinde olmadığını, sanık ... ile görüştüğünü ancak sanık ...'in şüpheli söylem ve eylemlerine rastlamadığını beyan etmiştir. 16.07.2016 tarihli Başpolis memuru-Çamoluk Özel Harekat Grup Amiri K.Ç., polis memuru E.G.ve polis memuru K.Ç. tarafından tutulan tutanağın içeriği şu şekildedir: ''... Komserde Karakola gelerek, Arkadaşlar nedir durum, ne oluyor'' dedi. Durumu kendisine anlatmamız üzerine, hele ben TV'ye bakayım durumu anlamaya çalışayım diyerek içeri girdi. Ve 10.15 dakika sonra dışarı çıkarak ''kimse eline silah almayacak buranın amiri benim, Askerlemi çatışacaz, ellerinde belge varmı bakarız, kimse emrim dışında hareket etmeyecek yakarım'' diyerek tehtit vari ve yüksek sesli bir söylemler İlçe Emniyet Müdüürlüğü Personeline Silahları bıraktırdı.'' Daha sonra K.Ç., E.G. ve K.Ç.'nin kaymakam ile görüşmek istemesi üzerine tartışmanın devam ettiği hususu tutanağa şu şekilde yansımıştır: ''Bu arada Komser yrd. .... ayağa kalkarak Sen kimsin, karşında Komserin var, haddini bil, demesi üzerine, ikisi bir üzerime yürüdü. Polis arkadaşlar araya girerek bizi ayırdı. Bende İl Emniyet Müdürümüze durumu söyleyeceğimi söyleyerek, dışarıya çıktığım esnada arkamdan Komser yrd. ... Mutlunun Şerefsizler vb diyerek küfür ettiğini duydum.'' Olaya ilişkin emniyet amirliği içerisinde güvenlik kamera görüntüleri mevcut olmasına rağmen görüntülerde ses kaydı yoktur. Bu aşamada tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Tanıklar K.Ç., E.G., B.A., K.Ç., A.K. ise Çamoluk ilçesine geçici olarak 3 günlüğüne görevlendirilmiş polis memurlarıdır. Olay öncesine kadar bu tanıklar ile sanıklar arasında herhangi bir husumet söz konusu değildir. Bu tanıkların beyanları olay, zaman ve kişi bakımından birbirleri ile tutarlıdır. Tanıkların, sanıklar ile önceye dayalı mesai, akrabalık veya ast-üst ilişkisi bulunmadığından beyanlarında abartı ve doğru olmayan bilgilere yer vereceklerine yönelik mahkememizce bir kanaat oluşmamıştır. Diğer yandan yukarıda belirtildiği üzere tanıklar A.A., M.Y.Ö., S.Ö., K.K., A.M.O., S.S. ve H.Ç., Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde polis memurları olup sanıklar ile mesai arkadaşıdır. Bu noktada, olay gününe yönelik olarak, olay tutanağı ile beyanları benzerlik gösteren, kendi içerisinde de tutarlı, tarafsız tanıklar mahiyetindeki K.Ç., E.G., B.A., K.Ç., A.K'nin beyanlarına üstünlük tanınmıştır. O halde üstünlük tanınan beyanlar göstermektedir ki; Olay günü Çamoluk İlçe Emniyet Amir vekili olan ... evindedir. Polis memurlarının talebi üzerine emniyet binasına gelmiştir. İlk olarak kendisini olay ile ilgili olarak bilgilendirdiklerinde ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' şeklinde sözler sarf etmiştir. Daha sonra kendinden emin olmak için de bu kez ''ben bir 10 dakika televizyona bakayım'' diyerek içeri girip televizyona bakmıştır. ... televizyona baktıktan sonra emniyet amirliği girişinde yüksek sesle aynı söylemleri tekrarlamıştır. Diğer yandan ..., polis memurlarına silahlarını bırakmaları talimatını da vermiştir. ...'in bu tavırları üzerine K.Ç., E.G., B.A., K.Ç., A.K., ...'in olayı idare konusunda yetersiz olacağı kanaati ile kendilerine gelen talimatı ona aktarmıştır. ... ise bu kez Çamoluk ilçesinde olmayan ilçe kaymakamı ve ilçe emniyet amiri ile telefon üzerinden görüşme yapmıştır. Kaymakam ile görüştüğü esnada K. Çelik, ...'e güvenmediğinden, kaymakam ile bizzat konuşma yapmak istemiştir. ..., kaymakamdan gerekli bilgileri aldıktan sonra telefonu kapatmıştır. ...'in bu hareketi, K. ve ekibi ile ...'in tartışmasına ve birbirlerinin üzerlerine yürümesine neden olmuştur. O esnada, ... ise ...'in olayın başından beri olay yerindedir ve ...'in tüm hareketlerini K.'ye yönelik ''senin karşında amirin var terbiyesizlik yapma haddini bil'' ve K. ve ekibine yönelik ''şerefsizler'' söylemi ile desteklemiştir. Kendilerine yönelik K. ve ekibinin baskıları ve üstlerinden aldıkları talimatların mahiyetini ciddiye alan sanıklar ... ve ... ise olaydan birkaç saat sonra darbe girişimine karşı halkın mukavemet gösterdiği zaman dilimi olan 16.07.2016 günü 01:30-02:00 sıralarında ise K. ve ekibinden kendilerini yanlış anladıklarını beyan etmişlerdir. 6.Sanığın 15.07.2016 Tarihinde Gerçekleştirdiği Eylemlerin Hukuki Niteliği Anayasa Mahkemesinin 30.06,2017 tarih, 30110 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 20.06.2017 tarih, 2016/22169 başvuru numaralı kararında ayrıntılı olarak yapılan tespitler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2017 tarihli ve E.2017/7327 sayılı, E.2017/26 sayılı ve 2006/103583 soruşturma sayılı iddianamelerindeki belirlemelere göre, "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olan, "sıkıyönetim komutanı" olarak görevlendirilen, "sıkıyönetim mahkemeleri"ne ve "kritik önemdeki askerî ve sivil makamlara" ataması planlanan bu kişilerin büyük bölümünün FETÖ/PDY mensubu olduğu ve bu görevlendirmelerin yapılmasında FETÖ/PDY içindeki hiyerarşinin dikkate alındığının, haklarında FETÖ/PDY'ye üye olmaktan işlem yapılan bazı emniyet mensuplarının ve mülki idare yetkililerinin darbe girişimi sonrasında ilan edilecek sıkıyönetim döneminde atanacakları resmî devlet kuruluşlarına gittiklerinin saptandığına dair bulgular, tanık olarak dinlenen Genelkurmay Başkanı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca dinlenen gizli tanıklar (Şapka ve Kuzgun)'ın anlatımları, şüpheli olarak dinlenen Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral H.İ.Y., Genelkurmay Başkanının emir subayı olan Yarbay L.T., Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmakta olan Binbaşı H. H., Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığında görev yapmakta olan Yarbay F.E., Yüzbaşı F.T.Ç., Müşterek İstihbarat Koordinasyon Merkezi Başkanlığında görev yapan Jandarma Yarbay A.K., Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Analiz Yönetim Başkanı Tuğgeneral G.Ş.S., Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Üretim Analiz Merkezinde görev yapmakta olan Yüzbaşı A.P., Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığında astsubay olarak görev yapmakta olan T.F.D., TSK'da pilot olarak görev yapan Yarbay İ.A., Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanlığında pilot olarak görev yapan Teğmen M.M. gibi çok sayıda şüphelinin itiraf içeren beyanları, açık kaynak bilgileri, 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili verilen mahkeme kararları, derdest bulunan dava dosyaları ve yürütülen soruşturmalar, resmi kurumların tespitleri değerlendirildiğinde; 15 Temmuz darbe teşebbüsünün, daha önce de bir çok kez yaşandığı üzere uluslararası güç odaklarının da desteğiyle, esas itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiği açıktır. Benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli, 2017/1443 Esas ve 2017/4758 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, elverişli nitelikteki belirli bir araç fiilin işlenişine katkı sunmakla beraber, sunulan katkı tek başına vehamet arz etmiyorsa ve fail, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurmamışsa, niceliği ve niteliği itibari ile bu tür suçlarda feri iştirak hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda eylemin TCK 309 uncu maddesindeki suça sübut vermeyeceğinin belirtilmesi karşısında, Türkiye'nin muhtelif yerlerindeki askeri kalkışma dahilinde olay gecesi Giresun ili genelinde herhangi bir faaliyetin ve icra hareketinin gerçekleşmemiş olması, sanığın eyleminin, Çamoluk ilçesinin mülki amiri olan kaymakamı korumak ve ilçede darbecilere karşı mukavemet göstermek için Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğine gelen bir grup emniyet personeline karşı ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' şeklindeki söylemi ve emri altındaki polis memurlarına silahları bırakması talimatını vermesi şeklindeki eylemi nedeniyle sanığın araç fiilin işlenişine katkı sağladığı, ancak bu katkının tek başına vehamet arz etmediği, Yine, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararında da açıklandığı üzere, sanıkların gerçekleştirilmekte olan icrai fiiller yönünden görevleri gereği önleme yükümlülüklerinin mevcudiyeti ve garantör sıfatlarının bulunduğu, ancak olay gecesi Giresun ili genelinde darbe girişimine yönelik herhangi bir faaliyetin ve icrai düzeyde hareketin gerçekleşmemiş olması karşısında, garantör sıfatlarının gereklerini yerine getirmediklerinden söz etme imkanı bulunmayan sanığın eyleminin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu veya bu suça yardım etmek suretiyle iştirak suçunu oluşturmayacağı, sanık ...'nun eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1 inci maddesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nun eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu, bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına karar verildiği anlaşıldığından, geçitli bir suç niteliği bulunan Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan sanık hakkında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 7.Etkin Pişmanlık Kurumunun Uygulanması Suç tamamlandıktan sonra fail, faal nedamet göstererek işlenen haksızlığın sonuçlarını mümkün olduğu kadar izole etmek isteyebilir. Bu hal ceza kanunlarında özel hükümlerde yer alan bazı suçlar bakımından etkin pişmanlık olarak kabul edilmiştir. Hukuki niteliği itibariyle, cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık, doktrinde, gönüllü vazgeçmenin tamamlanmış suçlardaki görünüm şekli (Koca-Üzülmez, Genel Hükümler, s.385), suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra failin bazı pişmanlık gösteren hareketler yapması durumunda, bu hareketler dolayısıyla faile ceza verilmemesini veya cezasında indirim yapılmasını ifade eden kurum (Hakeri, Ceza Hukuku, s.452) olarak tanımlanmaktadır. Bu haliyle gönüllülük esasına dayanan ve etkin bir pişmanlık gerektiren kurumla, suçun bütün unsurları ile tamamlanmasından sonra faile gerçekleştirilen/gerçekleştirdiği haksızlığın sonuçlarını mümkün mertebe gidermeye çalışmasına imkan verilmektedir. Etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak yeniden topluma kazandırmaktır. Bu husus Yargıtay C.G.K’nın 08.04.2008 tarih, 9-18-78 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir. “Terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, alınabilecek diğer tedbirlerle birlikte bu örgütlerin etkizleştirilip ortadan kaldırılmaları, geçmişte meydana gelen terör eylemlerinin aydınlatılabilmesi, gelecekte işleyebilecekleri suçların engellenmesi ve terör örgütüne üye olanların tekrar topluma kazandırılabilmeleri bakımından 05.06.1985 tarih, 3216 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Yasa kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Bu Yasanın 2 yıllık yürürlük süresinin bitmesi üzerine aynı amaçlara yönelik olarak 25.03.1988 tarihli ve 3419 sayılı Yasa çıkarılmış, Yasa'nın 1. maddesi süreli, diğer maddeleri ise süresiz olarak yürürlüğe girmiştir. Anılan 1. maddenin sona eren yürürlük süresi zaman içinde 3618, 3853, 4085, 4450, 4537 sayılı Yasalarla uzatılmış ve beklenen amaca ulaşmaması nedeniyle bu kez 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.” Terör suçları bakımından etkin pişmanlık, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’da, özel hükümler kısmında kalıcı olarak düzenlenmiştir. TCK’nın 221 inci maddesinde; Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (TCK’nın 221/2 nci maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi (TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması halinde, sanık yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/3 üncü maddesi), sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır. Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezadan indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 üncü maddesinin 2 nci cümlesi). Yargısal uygulamalar ve doktrindeki görüşler dikkate alındığında “etkin pişmanlık” düzenlemesi yapan yasaların, bir af yasası olmayıp terör örgütü mensubu olan sanıkların topluma kazandırılabilmesinin yanında esasen terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulabilmesi, örgütün etkisizleştirilip ortadan kaldırılması ve işlenen suçların aydınlatılabilmesi amacına yönelik düzenlemeler olduğu görülmektedir. Yakalanan sanıkların TCK’nın 221/3 üncü maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanabilmeleri için; örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasına örgütün yapısına ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, örgütün örgütlenme biçimi, failin örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar gözönüne alınarak mahkemece takdir edilecektir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde örgütü tamamen dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Ancak konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri samimi olarak ortaya koymalı, bu bilgiler her halükarda örgütte zaafiyet yaratacak, örgüte önemli boyutta zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olmalıdır. Yasanın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; fail, yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisi ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermelidir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrada istenen örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Olay incelendiğinde; Sanık 15.03.2018 tarihli duruşmada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini bildirmiştir. 27.03.2018 tarihinde kolluğa müdafi huzurunda şüpheli olarak ifade vermiştir. Bu ifadesini yargılamanın tüm aşamalarında tekrarlamıştır. Sanık ... etkin pişmanlık ifadesinde özetle; 2004-2005 yıllarında Tarsus Kom Grup Amirliğinde sohbetlere katılmaya başladığını, toplantılarda himmet toplandığını, kendisinin de 50 TL verdiğini, 2009 yılına kadar sohbetlere katıldığını, A.K. isimli şahsın örgütün polis sorumlusu olduğunu, A.'nın kendisine çalışma sorularını getirdiğini, komiser yardımcılığı sınavı ile Arif'in getirdiği soruların benzer olduğunu, komiser yardımcılığı sınavını kazandığını, Bursa Polis Okulundaki komiser yardımcılığı kursunun 9 ay sürdüğünü, 2009 yılından 2015 yılına kadar Diyarbakır ilinde bulunduğunu, A.Ç.'nin ve M.P'nin komiser yardımcıları sorumlusu olduklarını, ByLock porgramını Musa Kod M.P.'nın yüklediğini, 17-25 Aralık sürecinden sonra A.Ç. ve M.P.'nin bankaya yardım etmeleri gerektiğini kendisine söylediklerini, ancak buna göre değil hırsızlıktan korunmak için bankaya para yatırdığını, kızı N.T.'yi 2009 yılında Diyarbakır ilinde Anafen Dershanesine gönderdiğini, Tarsus ve Diyarbakır'da Zaman gazetesi abonesi olduğunu, sohbet toplantılarının gizli yapıldığını, cep telefonlarının sohbetin yapıldığı yere alınmadığını, toplantılarda örgüt elebaşısının kitaplarının okutulduğunu, videolarının izletildiğini, Tarsus'ta 50 TL, Diyarbakır'da ayda 80 ve 100 TL arasında himmet parası verdiğini, darbe girişimi sırasında ilçe emniyet amirinin il dışında olduğunu, kendisinin de amir vekili olarak görev yaptığını, ilçe kaymakamına bilgi verdiği sırada özel harekatta görevli bir polisin kendisine telefonu vermesini söylediğini, ancak o polise bir şey söylerse kaymakama ileteceğini söylediğini, hakkında tutulan raporun asılsız olduğunu beyan etmiştir. Sanık, etkin pişmanlık kapsamında Tarsus ilçesinde sohbet toplantılarına katılanların 11'inin, Diyarbakır ilinden ise 10 kişinin teşhisini yapmıştır. Diğer yandan ByLock listesindeki isimler hakkında da bilgi vermiştir. Sanık ...'nun adli makamla ile paylaştığı bilgiler, konumu ile uyumlu bilgilerdir. Bilgiler, örgütü çökertecek mahiyet taşımadığından ve sanık yakalandıktan sonra verildiğinden, sanık hakkında verilen bilgilerin ayrıntısı da gözetilerek TCK'nın 221/4 2 nci cümlesi gereğince üst hadden etkin pişmanlık indirimi yapılmıştır. Tüm deliller göstermektedir ki; Sanık ...'nun FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sırasında hukuka aykırı eylemler gerçekleştirmesi; 2009 yılı komiser yardımcılığı sınavı sorularına benzer soruların kendisine örgüt üyeleri tarafından gösterilmesi; örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock ve Kakaotalk isimli programları kullanması; 2004-2015 yılları arasında örgütün gizli sohbet toplantılarına katılarak burada örgüt elebaşısının kitaplarını okuması ve videolarını izlemesi; örgüte her ay düzenli olarak himmet parası vermesi; çocuklarını örgütün okullarına götürmesi; örgüte ait gazete aboneliğinin bulunması; dijital materyalinde örgüt elabaşısına ait dokuman bulunması; Bank Asyada örgüt elebaşısının para yatırın talimatının geçerli olduğu tarihlerde farklı zamanlarda katılım hesapları açarak bankaya destek olması şeklindeki hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olduğu anlaşılmıştır. 8.Cezanın Belirlenmesi Fetullahçı terör örgütüne üye olma suçundan temel ceza belirlenirken, sanığın, örgüt içerisine yer aldığı süre, örgüt üyeleri ile olan ilişkileri ve bu ilişkilerin mahiyeti, örgüt içerisinde aldığı görevler, teknik verilerle kesin olarak tespit edilen ByLock programı gibi doğrudan örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilen delillerin varlığı, sanığın meslek hayatında devlet veya iş kademelerinde üstlendiği rollerin önemi, sanığın güttüğü amaç ve saik ile kastının yoğunluğu hususları göz önünde bulundurulmaktadır. Sanık ...'nun FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sırasında hukuka aykırı eylemler gerçekleştirmesi, 2009 yılı komiser yardımcılığı sınavı sorularına benzer soruların kendisine örgüt üyeleri tarafından gösterilmesi, örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock ve Kakaotalk isimli programları kullanması, 2004-2015 yılları arasında örgütün gizli sohbet toplantılarına katılarak burada örgüt elebaşısının kitaplarını okuması ve videolarını izlemesi, örgüte 2004-2015 yılları arasında her ay düzenli olarak himmet parası vermesi, çocuklarını örgütün okullarına götürmesi, örgüte ait gazete aboneliğinin bulunması, Bank Asyada örgüt elebaşısının para yatırın talimatının geçerli olduğu tarihlerde farklı zamanlarda katılım hesapları açarak bankaya destek olması gibi hususların ortaya koyduğu yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik ile bu çeşitliliğin mahiyeti karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci fıkrasında düzenlenen ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçu için temel ceza asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle verilmiştir. Mahkememizce belirlenen teşdidin miktarı belirlenirken, sanığın ülke tarihinin en büyük ihanet eyleminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı 15.07.2016 tarihinde ülkenin güvenliğini sağlamaya yönelik çaba sarf etmesi yerine ilk olarak darbe yapan askerler ile çatışmaya girmeme yolunu seçmesi, bu tercihini emniyet amirliği içerisinde emri altında polis memurlarına da dikte ettirmesi, polis memurlarına silah bırakma talimatını vermesi, ilçe içerisinde güvenliği sağlama ve darbe girişimine karşı gerekli hazırlığı yapmaya çalışan polis ekiplerine karşı tartışma ve kavga yoluna gitmesi şeklindeki eylemleri, örgütün kendisine sınav sorularına benzer soruları göstererek örgüt içerisindeki konumu ve örgütün kendisine verdiği sözde değer, somut deliller ile ortaya çıktığı üzere sanığın uzun bir süredir örgüt içinde yer alarak suç işleme yönündeki amaç ve saiki ile kasta dayalı kusurunun yoğunluğu dikkate alınmıştır. Sanığın atılı suçu terör örgütü faaliyeti kapsamında işlediğinden 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım uygulanmıştır. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri en üst adden uygulanmıştır. Yargılamada olumsuz davranışları bulunmadığından sanık hakkında takdiri indirim uygulanmıştır. Sanığa verilen sonuç cezanın miktarı gözetilerek sanığın adli kontrol şartıyla tahliye karar verilmiştir. B.SANIK ... YÖNÜNDEN: Sanık ..., FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü) tarafından gerçekleştirilen 15.07.2016 tarihli darbe girişimine yardım ettiği iddiası ile Alucra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.07.2016 tarihinde yakalanmıştır. Sanık, olay tarihi ve yakalandığı tarihte Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde komiser yardımcısı ve karakol amiridir. Yakalandıktan sonra 16.07.2016 tarihinde Alucra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış, ifade işleminin tamamlanmasının ardından tutuklanma talebi ile Alucra Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiştir. Alucra Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2016 tarih 2016/4 sorgu numaralı sorgusu ile sanık hakkında talep edilen tutuklama talebi reddedilerek sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Elde edilen yeni deliller gerekçe gösterilerek sanık hakkında tutuklama yönelik yeniden yakalama kararı çıkartılmış olup sanık, 16.08.2016 tarihinde yakalanmıştır. Tutuklanma talebi ile sevk edilen sanık, ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan Alucra Sulh Ceza Hakimliğinin 19.08.2016 tarih 2016/14 sorgu numaralı kararı ile tutuklanmıştır. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2017 tarih 2016/7479 soruşturma numaralı 2017/10 iddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' ve ''Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme'' suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... hakkında mahkememizin 2017/24 Esas numaralı dosyası üzerinden yargılamaya başlanmıştır. Sanık ... hakkındaki yargılama ise mahkememizin 2017/34 Esas numaralı dosyası yürütülmüştür. Dosyalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 2017/34 Esas numaralı dosyanın 2017/24 Esas numaralı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş olup sanıklar ... ve ... hakkında yargılama birlikte görülmüştür. Sanık ...'nun Çamoluk İlçe Emniyet Amirliği emrinde Trafik Tescil Büro Amiri olarak görevli olduğu, Çamoluk İlçe Emniyet Amiri Komiser Yardımcısının Ş.K., olduğu, Ş.K.'nin 19 Temmuz 2016 tarihinden itibaren yıllık izne ayrıldığı, 19 Temmuz 2016 tarihinden sonra yerine sanık ...'in Çamoluk İlçe emniyet Amirliğine vekalet edeceği ancak Ş.K.'nin annesinin rahatsızlığı nedeniyle 15 Temmuz 2016 Cuma günü izne ayrıldığı, bu noktada sanık ...'in olay tarihinde Çamoluk İlçe Emniyet Amir Vekili olarak görev yaptığı, sanık ...'in ise Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde Karakol Amiri olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. 1.Sanığın Örgütün Gizli Haberleşme Programlarını Kullanması 15.08.2016 ve 10.01.2017 tarihli Giresun Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün (KOM) raporlarına göre; 0554 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden 35626506811342 ve 35439005543866 IMEI numaralı cep telefonları ile ByLock programının kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanık ..., bu hattın kendisi tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. Bahse konu hattın sanık dışında herhangi bir kişi tarafından kullanıldığı yönünde tereddüt bulunmamaktadır. Ancak sanık ByLock programını kullanmadığını belirtmektedir. 0554 (...) (..) (..) numaralı GSM hatlarına ilişkin ByLock hedef IP bilgilerini içerir Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) tarafından gönderilen CD incelemesinde; 0554 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden 11.08.2014-28.11.2015 tarihleri arasında ByLock programının yoğun olarak Kocaeli ilinde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanık ..., 2014 yılının mayıs ve ağustos aylarında Kocaeli ilinde olduğunu beyan etmiştir. Sanık hakkında kullanıldığı saptanan ByLock programına ilişkin iki farklı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı mevcuttur. Her iki içerik de aynı hatta aittir. Birinci ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ID: 21405 Kullanıcı Adı: kaptan33 Şifre: 188288fadik'tir. İçeriklerde herhangi bir mesajlaşma söz konusu değildir. İkinci ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ID: 260456 Kullanıcı Adı: 614106 Adı: kaptan33'tür. 267385 ByLock kullanıcı ID, 260456 ByLock kullanıcı ID'sini ''Karamürsel'' olarak ByLock üzerinden eklemiştir. 260456 ID'ye ilişkin mesajlaşmalar söz konusudur. 260456 ID'nin 343587 ID'ye yazdığı mesajlar şu şekildedir: ''iyi aksamlar'' ''iyiyim sen'' ''nasıl gidiyo kaöp'' ''hangi ulkede olmustu'' ''nasıl'' ''guzelmi'' ''eagle kullanıyormusun'' ''program'' ''bunun whatsupp gibi olanı'' ''anlık mesaj atınca goruyorsun'' ''ona gectik biz simdi'' ''bilmiyorum bi sorayım'' ''dısardan yukledi abi'' ''tamam'' ''biz simdi bu eagle ı kullanıyız sonra yine degisicekmis'' ''yuklemesin dedi'' ''bulustugumuzda ben hafıza kartında yuklermisim'' ''kurulumunu verecek bana'' ''ibternette yok galiba'' Senin telefonun modeli neydi'' ''1 mi 2 mi'' ''tamam'' ''kaldırmıs'' ''yuklerim'' ''kamp devam ederen gelsem gorusebilirmiyiz'' ''en erken secim sonrası olur muhtemelen'' ''kamp ne zaman bitiyo'' ''du'' ''neyse bakarız'' ''secim sonrası belki trabzona gidebilirim kardesimin yanına'' ''ama 1 hafta kalırım en fazla'' ''hıc olmadı geldigimde gorusuruz'' ''bakalım secim sonrası neler olur belli olmaz belkide gidemeyiz'' ''hayırlısı'' ''ins'' ''bu telefona kakao yyklemedim daha bilgin olsun'' ''eger eagle ı yuklersem senin telefonada gerek kalmaz zaten'' ''oldun ben bunada yukleyim o zaman'' '':)'' ''tamam yarın kurucam bende'' ''hayırlı geceler'' ''iyi seyirler size:)'' Nüfus kayıt örnekleri incelendiğinde, sanık Karamürsel nüfusuna kayıtlıdır. 267385 ByLock kullanıcı ID, 260456 ByLock kullanıcı ID'sini ''Karamürsel'' olarak eklemiştir. Hedef IP bilgilerini içerir tutanaklarda ByLock kullanılan yer yoğunlukla sanığın memleketi olan Kocaeli ilidir. Sanıktan başka 0554 (...) (..) (..) numaralı hattı kullanan kullanıcı yoktur. Diğer yandan aşağıda ayrıntıları ile üzerinde durulacağı üzere tanık T.D.'de sanık ... ile ByLock programı üzerinde konuşmuşluklarının olduğunu beyan etmiştir. O halde 0554 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden 21405 ve 260456 ID numaralı ByLock kullanıcısının sanık ... olduğu kanaatine varılmıştır. KOM raporu, ByLock hedef IP bilgileri, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile tanık beyanı göstermektedir ki; Sanık ... terör örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock programını kullanmıştır. Ayrıca örgüt içerisinde yer alan kişilerle haberleşmek için örgüt içerisinde yer alma saiki ile Kakao ve Eagle isimli programları kullanmıştır. Örgütün ''kamp'' ve toplantıları hakkında örgüt üyeleri ile bilgi alışverişinde bulunmuştur. 2.Sanığın Örgüt İçerisindeki Konumuna İlişkin Tanık Beyanı Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun talimatı ile kolluk tarafından T.D. isimli şahsın şüpheli olarak müdafi huzurunda 02.04.2017 tarihinde ifadesi alınmıştır. T. ifadesinde; örgüt içerisinde kendisine ait sohbet grubu olduğunu, ...'i de komiser yardımcısı olarak bildiğini, ...'in sohbet grubuna 2015 yılı Mart ayından Ekim ayı başlarına kadar katıldığını, ...'in de yer aldığı sohbet grubunun abiliğini yaptığını, ... ile ByLock programı üzerinden görüştüklerini beyan etmiştir. T.D.'nin yargılamamız sırasında tanık olarak beyanı alınmıştır. Tanık T., önceki beyanlarını tekrar ettiğini, ...'i İzmit emniyet teşkilatında iken tanıdığını, kendisinin abilik yaptığı sohbet grubunda ...'in de olduğunu, sohbet toplantılarında ...'in kitaplarının okunduğunu, ... ile ByLock üzerinden iletişim kurduğunu belirtmiştir. 3.Sanığın Darbe Girişiminin Yaşandığı 15.07.2016 Tarihindeki Eylemleri K.Ç. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık K. bu ifadelerinde özetle; Özel harekat baş polis memuru olarak görev yaptığını, Çamoluk ilçesine 3 ... önce geçici görevle geldiğini, Giresun özel hareket Whatsapp grubunun bulunduğunu, bu gruptan ivedi ''şubeye gelin darbe girişimi var'' şeklinde mesaj geldiğini, bunun üzerine Giresun şubeyi aradığını, şube müdürünün kendisine darbe girişimi olduğunu, hemen Çamoluk ilçe emniyet amirliğine gelmesini, emniyet amirliğinin ve kaymakam beyin güvenliğini sağlamasını, emniyet amirliğine jandarma gelmesi halinde kesinlikle içeri almaması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine hemen görev arkadaşları ile emniyete geldiklerini ve tedbir aldıklarını, bu sırada ... komiseri gördüğünü, ona bilgi verdiğini, onun da ilçe emniyet amir vekili olan ...'ya haber vermesini söylediğini, aradan 10 dakika geçtikten sonra ...'nun ilçe emniyet amirliğine geldiğini, ...'in kendisine durumu sorduğunu, kendisinin de darbe girişimi olduğunu ve emniyet almaları gerektiğini söylediğini, ...'in ise kendisine ''ben bir haberlere bakayım durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek ...'in "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz, kimse ağır silah almasın eline, ağır silah alanlar da bıraksın, askerle mi çatışacağız, kimse emrim haricinde hareket etmesin, ferdi hareket edeni yakarım, buranın amiri benim" şeklinde sözler sarf ettiğini, bunun üzerine kendisinin ...'e ondan emir almayacağını, görevinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacağımı söylediğini, o sırada Giresun şubede bulunan il emniyet müdür yardımcısı E.B. ile telefonda görüştüğünü, durumu ona anlattığını, onun da kendisine "senin görevin emniyeti ve kaymakamı korumak yeri gelirse silah kullanacaksın ben onlarla görüşürüm" dediğini, daha sonra ilçe emniyet binasına girdiğinde ... komiserin kaymakam beyle telefonda görüşüyor olduğunu, kendisinin de telefonda kaymakam beyle görüşmek istediğini söylediğini fakat ... komiserin telefonu kendisine vermediğini, kaymakam beyin telefon numarasını istediğini, onu da kabul etmediğini, ...'in ''karakolun amiri benim ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, kendisinin de ''sen komisersen bende özel hareket grup amiriyim, neden telefonu vermiyorsun'' diye cevap verdiğini ve başladıklarını, bu sırada ... komiserin ayağa kalarak ''sen nasıl konuşuyorsun, buranın amiri o'' dediğini, arkadaşların araya girmesiyle kendisini dışarıya çıkarttıklarını, olaydan sonra kendisinin de il emniyet müdürünü aradığını ve tutanak tutarak durumu il emniyet müdürlüğüne ilettiğini beyan etmiştir. E.G. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık E.'nin beyanlarının tanık K.Ç.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık E. ifadelerinde özetle; 15.07.2016 tarihinde darbe girişimi olduğu haberini öğrendiklerini, Çamoluk ilçe amirliğinde göreli polis arkadaşlardan birisinin kendilerine ''ağabey ne yapacağız'' dediğini, kendisinin de bu durumda kendi amirlerini bildirmeleri gerektiğini söylediğini, komiser ...'nun o sırada emniyet amirliği binasının üst katında kendisine tahsis edilen odada bulunduğunu, darbeye karşı koyma talimatını ...'e ilettiklerini, daha sonra ...'nun karakoldan arandığını, ...'in karakola gelmesi üzerine kendilerinin merkezden gelen emri de kendisine aktardıklarını, ...'in de ''kendisine herhangi bir emir gelmediğini'' söylediğini ve sonra ''ben bir 10 dakika televizyona bakayım'' dediğini, ...'in daha sonra içeri girip televizyona baktığını, ...'in televizyona baktıktan sonra emniyet amirliği girişinde yüksek sesle ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' dediğini, O sırada başlarında baş polis memuru ve ekip amiri K.Ç.'nin olduğunu, bu söz üzerine K.'nin, ...'e ''kime söylüyorsun komiserim'' diye sorduğunu, ...'in de sağına soluna bakarak ''ben kendi personelime söylüyorum'' dediğini, ...'nun daha sonra içeriye girdiğini, aradan bir yarım saat geçtikten sonra tahmini saat 23:30 - 24:00 sıralarında baş polis memuru ve ekip amiri K.Ç.'nin ''kaymakamı da korumamız ve kaymakamlık binasının da emniyet altına almamız'' gerektiğini söylediğini, ikiye bölünecek kadar kuvvetleri olmadığından kaymakamı emniyet amirliği binasına almayı düşündüklerini, bunun üzerine ekip amiri K.'nin kaymakamın telefon numarasını almak için içeri girdiğini, içeri girdikten bir kaç saniye sonra ...'nun kaymakam ile olan görüşmesini bitirdiğini gördüğünü, kendisi içeri girmeden önce ekip amiri K.'nin ...'ya ''telefonu bana ver kaymakam bey ile ben de bir dakika görüşeyim'' dediğini sonradan duyduğunu, ...'in de telefonu K.Ç.'ye vermeden kapattığını gördüğünü, K.'nin ...'e ''neden telefonu vermedin benim de görüşmem gerekiyordu'' dediğini, ...'nun da bunun üzerine K.'ye ''ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, K.'nin de ''benim görüşmem farklı senin görüşmen farklı'' dediğini, daha sonra K.'nin de ...'ten kaymakam beyin numarasını istediğini ancak ...'nun kaymakam beyin telefon numarasını vermediğini, K.'nin karakoldaki diğer personele yöneldiğini ancak ...'nun ''buradan telefon numarası alamazsın git nereden bulursan bul'' dediğini, ikisi ayağa kalkıp birbirlerinin üzerine yürüdüklerini, kendisinin K.'nin tuttuğunu, o sırada ...'nun ''senin karşında amirin var terbiyesizlik yapma haddini bil'' dediğini ve bu şekilde sesini yükselterek K.'nin üzerine gitmeye başladığını, tartışmanın sonradan yatıştığını, saat 01:30-02:00 civarı ... ve ...'in ''siz bizi yanlış anladınız'' dediklerini, kendisinin de o esnada sözünü onların sözlerini kestiğini, sabah olunca İl Emniyet Müdürünün kendilerini aradığını, raporu tutup tutmadıklarını sorduğunu, o aşamada henüz raporu tutmadıklarını söylediklerini ancak tutanağı tutacaklarını beyan ettiklerini, olay gecesi komiser yardımcısı ...'nun tüm personeli tam techizatlı olarak göreve çağırdığına dair ve ayrıca ilçe jandarma komutanı ile görüştüğüne ve kendisine ilçe emniyet amirliğine askerlerin gelmeyeceğine dair bilgi verildiğine ilişkin herhangi bir söylemi olmadığını, tam tersine oradaki personele silah bırakma talimatı verdiğini beyan etmiştir. B.A. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık B.'nin de beyanlarının tanık K.ve E.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık B., sanık ...'in karakola geldikten sonra ''ben bir haberlere bakim durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek orada bulunanlara "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz" dediğini, baş polis memuru K.Ç.'de ...'e ondan emir almayacaklarını, görevlerinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacaklarını söylediğini beyan etmiştir. K.Ç. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık K.'nin beyanlarının tanık K., E. ve B.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık K., sanık ...'in karakola geldikten sonra ''ben bir haberlere bakim durum neymiş'' dediğini ve içeri girdiğini, yaklaşık 15 dakika sonra içeriden gelerek orada bulunanlara "buranın amiri benim, kimse silah kullanmayacak, ateş etmeyecek, ateş edeni silah kullananı yakarım, askerin elinde belgesi varsa bakarız ona göre hareket ederiz" dediğini, baş polis memuru K.Ç.'de ...'e ondan emir almayacaklarını, görevlerinin emniyet binasının ve kaymakamın güvenliğini sağlamak olduğunu, gerekirse silah kullanacaklarını söylediğini, o sırada Giresun şubede bulunan il emniyet müdür yardımcısı ... ile telefonda görüştüğünü, durumu ona anlattığını, onun da kendisine "senin görevin emniyeti ve kaymakamı korumak yeri gelirse silah kullanacaksın ben onlarla görüşürüm " dediğini, daha sonra ilçe emniyet binasına girdiğimde ...'in kaymakam beyle telefonda görüşüyor olduğunu, telefonda kaymakam beyle görüşmek istediğini fakat ...'in telefonu kendisine vermediğini, Kaymakam beyin telefon numarasını istediğini ancak onu da vermediğini, ...'in kendilerine ''karakolun amiri benim ben görüştüm senin görüşmene gerek yok'' dediğini, ...'e ''ben de kendisine sen komisersen bende özel hareket grup amiriyim, neden telefonu vermiyorsun'' diye cevap vererek tartışmaya başladıklarını, bu sırada ...'nun ayağa kalarak ''sen nasıl konuşuyorsun, buranın amiri o'' dediğini, arkadaşların araya girmesiyle kendisini dışarıya çıkarttıklarını, kendisinin de il emniyet müdürünü aradığını ve tutanak tutarak durumu il emniyet müdürlüğüne ilettiğini beyan etmiştir. A.K. soruşturma ve kovuşturma aşamasında huzurunda tanık olarak beyanda bulunmuştur. Tanık A.'nın beyanlarının tanık K., E., B. ve K.'nin beyanları ile benzer olduğu görülmüştür. Tanık ..., ...'nun kendilerine "hiç kimse eline silah almayacak ateş etmeyecek askere mi sıkacağız" dediğini, kendilerinin de bunun üzerine ''aşağıdan yani İl Emniyet Müdürlüğünden böyle talimat gelmediğini, askerin kaymaklık binası ve emniyet binasına girmesine çalışması halinde buna kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ve gerekirse çatışmaya girileceği'' talimatının geldiğini ...'e söylediklerini, bunun üzerine ...'nun kendilerine "bize böyle bir talimat gelmedi" dediğini, ...'in bu tartışmadan sonra içeri girdiğini, 5-10 dakika kadar televizyona baktığını, televizyona baktıktan sonra tekrar dışarı çıktığını, aynı konuşmayı tekrar yaptığını, ...'e kendilerine gelen talimatı yinelediklerini, bu söz üzerine ...'nun odanın içerisinden kendilerine sert baktığını gördüklerini ve ...'in kendilerine ağzının içerisinden ''şerefsizler'' dediğini duyduklarını beyan etmiştir. Tanıklar A.A., M.Y.Ö., S.Ö., K.K., A.M.O., S.S. ve H.Ç., Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde polis memurlarıdır. Tanıklar, olay ile ilgili olarak sanıklar ... ve ...'in darbe teşebbüsünü destekler tarzda herhangi bir söylem ve eylemi olmadığını beyan etmişlerdir. Tanık Ş.K,, Çamoluk İlçe Emniyet Amiri olup olay günü Çamoluk ilçesinde olmadığını, sanık ... ile görüştüğünü ancak sanık ...'in şüpheli söylem ve eylemlerine rastlamadığını beyan etmiştir. Tanık K.K., Çamoluk Kaymakamı olup olay günü Çamoluk ilçesinde olmadığını, sanık ... ile görüştüğünü ancak sanık ...'in şüpheli söylem ve eylemlerine rastlamadığını beyan etmiştir. 16.07.2016 tarihli Başpolis memuru-Çamoluk Özel Harekat Grup Amiri K.Ç., polis memuru E.G. ve polis memuru K.Ç. tarafından tutulan tutanağın içeriği şu şekildedir: ''... Komserde Karakola gelerek, Arkadaşlar nedir durum, ne oluyor'' dedi. Durumu kendisine anlatmamız üzerine, hele ben TV.ye bakayım durumu anlamaya çalışayım diyerek içeri girdi. Ve 10.15 dakika sonra dışarı çıkarak ''kimse eline silah almayacak buranın amiri benim, Askerlemi çatışacaz, ellerinde belge varmı bakarız, kimse emrim dışında hareket etmeyecek yakarım'' diyerek tehtit vari ve yüksek sesli bir söylemler İlçe Emniyet Müdüürlüğü Personeline Silahları bıraktırdı.'' Daha sonra K.Ç., E.G. ve K.Ç.'nin kaymakam ile görüşmek istemesi üzerine tartışmanın devam ettiği hususu tutanağa şu şekilde yansımıştır: ''Bu arada Komiser yrd. .... ayağa kalkarak Sen kimsin, karşında Komserin var, haddini bil, demesi üzerine, ikisi bir üzerime yürüdü. Polis arkadaşlar araya girerek bizi ayırdı. Bende İl Emniyet Müdürümüze durumu söyleyeceğimi söyleyerek, dışarıya çıktığım esnada arkamdan Komiser yrd. ... Mutlunun Şerefsizler vb diyerek küfür ettiğini duydum.'' Olaya ilişkin emniyet amirliği içerisinde güvenlik kamera görüntüleri mevcut olmasına rağmen görüntülerde ses kaydı yoktur. Bu aşamada tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Tanıklar K.Ç., E.G., B.A., K.Ç., A.K. ise Çamoluk ilçesine geçici olarak 3 günlüğüne görevlendirilmiş polis memurlarıdır. Olay öncesine kadar bu tanıklar ile sanıklar arasında herhangi bir husumet söz konusu değildir. Bu tanıkların beyanları olay, zaman ve kişi bakımından birbirleri ile tutarlıdır. Tanıkların, sanıklar ile önceye dayalı mesai, akrabalık veya ast-üst ilişkisi bulunmadığından beyanlarında abartı ve doğru olmayan bilgilere yer vereceklerine yönelik mahkememizce bir kanaat oluşmamıştır. Diğer yandan yukarıda belirtildiği üzere Tanıklar A.A., M.Y.Ö., S.Ö., K.K., A.M.O., S.S. ve H.Ç., Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğinde polis memurları olup sanıklar ile mesai arkadaşıdır. Bu noktada, olay gününe yönelik olarak, olay tutanağı ile beyanları benzerlik gösteren, kendi içerisinde de tutarlı, tarafsız tanıklar mahiyetindeki K.Ç., E.G., B.A., K.Ç,, A.K.'nin beyanlarına üstünlük tanınmıştır. O halde üstünlük tanınan beyanlar göstermektedir ki; Olay günü Çamoluk İlçe Emniyet Amir vekili olan ... evindedir. Polis memurlarının talebi üzerine emniyet binasına gelmiştir. İlk olarak kendisini olay ile ilgili olarak bilgilendirdiklerinde ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' şeklinde sözler sarf etmiştir. Daha sonra kendinden emin olmak için de bu kez ''ben bir 10 dakika televizyona bakayım'' diyerek içeri girip televizyona bakmıştır. ... televizyona baktıktan sonra emniyet amirliği girişinde yüksek sesle aynı söylemleri tekrarlamıştır. Diğer yandan ..., polis memurlarına silahlarını bırakmaları talimatını da vermiştir. ...'in bu tavırları üzerine K.Ç., E.G., B.A., K.Ç., A.K., ...'in olayı idare konusunda yetersiz olacağı kanaati ile kendilerine gelen talimatı ona aktarmıştır. ... ise bu kez Çamoluk ilçesinde olmayan ilçe kaymakamı ve ilçe emniyet amiri ile telefon üzerinden görüşme yapmıştır. Kaymakam ile görüştüğü esnada K.Ç., ...'e güvenmediğinden, kaymakam ile bizzat konuşma yapmak istemiştir. ..., kaymakamdan gerekli bilgileri aldıktan sonra telefonu kapatmıştır. ...'in bu hareketi, K. ve ekibi ile ...'in tartışmasına ve birbirlerinin üzerlerine yürümesine neden olmuştur. O esnada, ... ise ...'in olayın başından beri olay yerindedir ve ...'in tüm hareketlerini K.'ye yönelik ''senin karşında amirin var terbiyesizlik yapma haddini bil'' ve K. ve ekibine yönelik ''şerefsizler'' söylemi ile desteklemiştir. Kendilerine yönelik K. ve ekibinin baskıları ve üstlerinden aldıkları talimatların mahiyetini ciddiye alan sanıklar ... ve ... ise olaydan birkaç saat sonra darbe girişimine karşı halkın mukavemet gösterdiği zaman dilimi olan 16.07.2016 günü 01:30-02:00 sıralarında ise K. ve ekibinden kendilerini yanlış anladıklarını beyan etmişlerdir. 4.Sanığın 15.07.2016 Tarihinde Gerçekleştirdiği Eylemlerin Hukuki Niteliği Anayasa Mahkemesinin 30.06.2017 tarih, 30110 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 20.06.2017 tarih, 2016/22169 başvuru numaralı kararında ayrıntılı olarak yapılan tespitler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03/3/2017 tarihli ve E.2017/7327 sayılı, E.2017/26 sayılı ve 2006/103583 soruşturma sayılı iddianamelerindeki belirlemelere göre, "Yurtta Sulh Konseyi" üyesi olan, "sıkıyönetim komutanı" olarak görevlendirilen, "sıkıyönetim mahkemeleri"ne ve "kritik önemdeki askerî ve sivil makamlara" ataması planlanan bu kişilerin büyük bölümünün FETÖ/PDY mensubu olduğu ve bu görevlendirmelerin yapılmasında FETÖ/PDY içindeki hiyerarşinin dikkate alındığının, haklarında FETÖ/PDY'ye üye olmaktan işlem yapılan bazı emniyet mensuplarının ve mülki idare yetkililerinin darbe girişimi sonrasında ilan edilecek sıkıyönetim döneminde atanacakları resmî devlet kuruluşlarına gittiklerinin saptandığına dair bulgular, tanık olarak dinlenen Genelkurmay Başkanı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca dinlenen gizli tanıklar (Şapka ve Kuzgun)'ın anlatımları, şüpheli olarak dinlenen Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral H.İ.Y., Genelkurmay Başkanı'nın emir subayı olan Yarbay L.T., Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmakta olan Binbaşı H.H., Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığında görev yapmakta olan Yarbay F.E., Yüzbaşı F.T.Ç., Müşterek İstihbarat Koordinasyon Merkezi Başkanlığında görev yapan Jandarma Yarbay A.K., Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Analiz Yönetim Başkanı Tuğgeneral G.Ş.S., Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Üretim Analiz Merkezinde görev yapmakta olan Yüzbaşı A.P., Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığında astsubay olarak görev yapmakta olan T.F.D., TSK'da pilot olarak görev yapan Yarbay İ. A., Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanlığında pilot olarak görev yapan Teğmen M.M. gibi çok sayıda şüphelinin itiraf içeren beyanları, açık kaynak bilgileri, 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili verilen mahkeme kararları, derdest bulunan dava dosyaları ve yürütülen soruşturmalar, resmi kurumların tespitleri değerlendirildiğinde; 15 Temmuz darbe teşebbüsünün, daha önce de bir çok kez yaşandığı üzere uluslararası güç odaklarının da desteğiyle, esas itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiği açıktır. Benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli, 2017/1443 Esas ve 2017/4758 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, elverişli nitelikteki belirli bir araç fiilin işlenişine katkı sunmakla beraber, sunulan katkı tek başına vehamet arz etmiyorsa ve fail, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurmamışsa, niceliği ve niteliği itibari ile bu tür suçlarda feri iştirak hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda eylemin TCK 309 uncu maddesindeki suça sübut vermeyeceğinin belirtilmesi karşısında, Türkiye'nin muhtelif yerlerindeki askeri kalkışma dahilinde olay gecesi Giresun ili genelinde herhangi bir faaliyetin ve icra hareketinin gerçekleşmemiş olması, sanığın eyleminin, Çamoluk ilçesinin mülki amiri olan kaymakamı korumak ve ilçede darbecilere karşı mukavemet göstermek için Çamoluk İlçe Emniyet Amirliğine gelen bir grup emniyet personeline karşı ...'nun ''buranın amiri benim ben ne dersem o olur. Herkes silah bıraksın askerle mi çatışacaksınız askere kurşun mu sıkacaksınız asker gelsin belgesine bakarız ona göre karar veririz benim emrim dışında hareket edeni yakarım'' şeklinde söylemi ve emri altındaki polis memurlarına silahları bırakması talimatını vermesi üzerine bu talimata kabul etmeyen birtakım polis memurlarına karşı sanık ...'nun sanık ...'yu destekler eylemleri, ...'in emniyet içerisinde amir olduğunu belirterek onun talimatının yerine getirilmesini isteyen söylemleri ve ''şerefsiz'' şeklindeki hakaret sözler söylemesi şeklindeki eylemi nedeniyle sanığın araç fiilin işlenişine katkı sağladığı, ancak bu katkının tek başına vehamet arz etmediği, Yine, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararında da açıklandığı üzere, sanıkların gerçekleştirilmekte olan icrai fiiller yönünden görevleri gereği önleme yükümlülüklerinin mevcudiyeti ve garantör sıfatlarının bulunduğu, ancak olay gecesi Giresun ili genelinde darbe girişimine yönelik herhangi bir faaliyetin ve icrai düzeyde hareketin gerçekleşmemiş olması karşısında, garantör sıfatlarının gereklerini yerine getirmediklerinden söz etme imkanı bulunmayan sanığın eyleminin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu veya bu suça yardım etmek suretiyle iştirak suçunu oluşturmayacağı, sanık ...'nun eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1 inci maddesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca kamu davası açılmış ise de, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nun eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu, bu suçtan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına karar verildiği anlaşıldığından, geçitli bir suç niteliği bulunan Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan sanık hakkında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Tüm deliller göstermektedir ki; Sanık ...'nun FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sırasında hukuka aykırı eylemler gerçekleştirmesi; örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock, Eagle ve Kakao isimli programları kullanması; ByLock mesaj içeriklerinde sanığın örgüt faaliyetleri ile ilgili bilgi alması; örgütün gizli toplantılarına katılması ve toplantılarda örgüt elebaşısının kitaplarını okuması şeklindeki hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olduğu anlaşılmıştır. 5.Etkin Pişmanlık Kurumunun Uygulanmaması 5237 sayılı TCK'nın 221/4 üncü maddesinde; "Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayımızda; Sanık mahkememiz yargılamasında; üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. Ayrıca sanık, etkin pişmanlık için gerekli bilgi de paylaşmamıştır. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemeyen, etkin pişmanlığın değerlendirilebilmesi için samimi ve adli makamlara örgütün faaliyeti ve yapısı ile ilgili elverişli beyanlardan bulunmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. 6.Cezanın Belirlenmesi Fetullahçı terör örgütüne üye olma suçundan temel ceza belirlenirken, sanığın, örgüt içerisine yer aldığı süre, örgüt üyeleri ile olan ilişkileri ve bu ilişkilerin mahiyeti, örgüt içerisinde aldığı görevler, teknik verilerle kesin olarak tespit edilen ByLock programı gibi doğrudan örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilen delillerin varlığı, sanığın meslek hayatında devlet veya iş kademelerinde üstlendiği rollerin önemi, sanığın güttüğü amaç ve saik ile kastının yoğunluğu hususları göz önünde bulundurulmaktadır. Sanık ...'nun FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sırasında hukuka aykırı eylemler gerçekleştirmesi; örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock, Eagle ve Kakao isimli programları kullanması; ByLock mesaj içeriklerinde sanığın örgüt faaliyetleri ile ilgili bilgi alması; örgütün gizli toplantılarına katılması ve örgüt toplantılarında örgüt elebaşısına ait kitapları okuması gibi hususların ortaya koyduğu yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik ile bu çeşitliliğin mahiyeti karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci fıkrasında düzenlenen ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçu için temel ceza asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle verilmiştir. Mahkememizce belirlenen teşdidin miktarı belirlenirken, sanığın ülke tarihinin en büyük ihanet eyleminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı 15.07.2016 tarihinde ülkenin güvenliğini sağlamaya yönelik çaba sarf etmesi yerine ... ile birlik olup ...'nun ilk olarak darbe yapan askerler ile çatışmaya girmeme yolunu seçme, ...'in bu tercihini emniyet amirliği içerisinde emri altında polis memurlarına da dikte ettirme ve polis memurlarına silah bırakma talimatını vermesi neticesinde bu söylem ve talimata karşı koyan polislere karşı ...'yu savunması ve desteklemesi, ilçe içerisinde güvenliği sağlama ve darbe girişimine karşı gerekli hazırlığı yapmaya çalışan polis ekiplerine karşı tartışma ve kavga yoluna gitmesi ve onlara ''şerefsizler'' demesi şeklindeki eylemleri, komiser yardımcısı olmasına rağmen örgütün yurt dışındaki faaliyetleri hakkında bilgi almak çabası ile örgüte olan adanmışlığı, somut deliller ile ortaya çıktığı üzere sanığın uzun bir süredir örgüt içinde yer alarak suç işleme yönündeki amaç ve saiki ile kasta dayalı kusurunun yoğunluğu dikkate alınmıştır. Sanığın atılı suçu terör örgütü faaliyeti kapsamında işlediğinden 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince yarı oranında artırım uygulanmıştır. Yargılamada olumsuz davranışları bulunmadığından sanık hakkında takdiri indirim uygulanmıştır. Sanığa verilen ceza miktarı göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında TCK'nın 309 uncu maddesi uyarınca anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan müstakilen açılan kamu davası ile ilgili olarak verilen "hüküm kurulmasına yer olmadığına" ilişkin karar, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinde tahdidi olarak sayılan hükümlerden birisi olmamakla, mahallinde bu suç yönünden zamanaşımı süresi içinde sanıkların beraatlerine ilişkin bir hüküm kurulması mümkün görülmüş ve inceleme, münhasıran silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tesis edilen hükümlerle ilgili temyiz talepleri yönünden yapılmıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay(kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c)BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. d)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Örgütün Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturduğu mahrem yapı içerisinde yer alan, 21405 ve 260456 ID numaraları üzerinden örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock'u örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütsel toplantılara katılan ve 15 Temmuz gecesi anayasal düzene karşı icra olunan kalkışma esnasında örgütün amacı doğrultusunda tutum takınan sanık ... ile, Örgütün Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturduğu mahrem yapı içerisinde yer alan, 368131 ID numarası üzerinden örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock'u örgütsel iletişim amacıyla kullanan, 2004-2015 yılları arasında örgütsel toplantılara katılan, örgüte her ay düzenli olarak himmet adı altında fon sağlayan, örgütle iltisaklı Bank Asyaya örgüt yönetiminin talimatı üzerine para yatıran, 2009 yılı komiser yardımcılığı sınavı sorularını örgüt üyeleri vasıtasıyla öğrenen sanık ...'nun anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduklarına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/300 Esas ve 2019/387 sayılı Kararı yönünden sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Giresun 1. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla