KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/12308 E., 2022/8457 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2016 tarih ve 2016/169 - 2016/188 sayılı kararı
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- 3713 sayılı Kanunun 7/2, 7/2-2. cümle, TCK'nın 43/1,53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya arasında bulunup 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde bölge adliye mahkemesi kararının 38494 sicil nolu üye tarafından elektronik olarak imzalanmaması mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Anayasanın 138/1 maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttükleri amaç ve saik, örgütteki konumları ve faaliyetleri göz önünde bulundurularak;
hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında uygulanan teşdidin derecesinde ve ayrıca sanığın paylaşımlarından sadece 10 Ağustos 2015 ve 3 Mart 2016 tarihli paylaşımlarının propaganda suçunu oluşturduğu belirlenmesi gerekirken mahkemenin tüm paylaşımları hükme esas alarak yanılgıya düşülmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/12308, K. 2022/8457, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama