KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/14181 E., 2026/3699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1333 E., 2019/365 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/448 E., 2018/611 K.
- Suç
- Cumhurbaşkanına Hakaret
- Hüküm
- TCK'nın 299/1-2, 62/1, 52/2-3-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi,
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 üncü maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/14181, K. 2026/3699, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama