KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/15568 E., 2024/9843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, sanığın eşi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerim hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2017/195 Esas, 2018/32 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/1300 Esas, 2018/2661 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; sanığın ByLock kullanmadığına, delillerin yetersiz olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, ceza hesaplanmasında hata olduğuna, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan inceleme sonunda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilerek,
özellikle tanığın beyanlarındaki olguların ait oldukları dönem de nazara alındığında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, hükümden sonra gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, sanığın kullanımında olduğu 0554 (...) (..) 25 nolu hatta ait 07.06.2022 tarihli HTS analiz raporunun 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından, ifade tutanakları hükümden sonra gelen ...
D.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Tayin edilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası yerine fıkra belirtilmeksizin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve sanığın eşinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/1300 Esas, 2018/2661 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, bozma gerekçesi, atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15568, K. 2024/9843, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama