KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/16483 E., 2023/1055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2023
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
¸
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2017/2255 E., 2017/2168 K.
SUÇ
Silahlı terör örgütüne üye olma
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2017 Tarihli, 2017/288 Esas ve 2017/225 sayılı Kararı
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 221/4-son cümle, 221/5, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 7/1, 5. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.01.2018 Tarihli, 2017/2555 Esas ve 2017/2168 sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, Yapı ile irtibat ve iltisakını kabul ettiğine, fakat herhangi bir suç işlemediğine, örgütün telkin ettiği şeyleri olabildiğince sorgulamaya çalıştığına, namaz kılıp, Kuran-ı Kerim ve Risale okumak, spor yapıp, derslerine odaklanmak dışında fiilerinin suç ve ihanet içermediğine, suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, adil yargılandığını düşünmediğine, örgüt üyesi olmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanması ,kararın bozulması, hakkında beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince "tanıkların beyanları ve sanığın ikrar içeren savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın kendisinden daha üst konumdaki FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer alan kişilerin yönlendirmeleriyle askeri okullara giriş sınavına hazırlandığı, Ahmet kod ismini kullandığı, askeri öğrenci olduğu dönemde söz konusu örgüt tarafından periyodik olarak takibinin yapıldığı, bu kapsamda sanığın sohbet toplantılarına katılarak örgütün hiyerarşik gücünün emri altına girdiği anlaşılmış, sanığın bu şekildeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu,
böylece örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı vicdani kanaatine varılmış, sanığın örgütle ilk temasının nasıl gerçekleştiğini, tanıdığı örgüt mensuplarını ve kullandıkları kod isimleri ile eylemlerini bildirdiği örgüt mensuplarının etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarının da sanığı doğrulaması, göstermiş olduğu etkin pişmanlığın derecesi, Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğünün 31.05.2017 tarihli yazısı ile sanığın ifadesinde geçen kişiler hakkında soruşturma yapıldığının belirtilmesi dikkate alındığında sanığın ikrarının samimi olduğu, beyanlarının birbiriyle bağlantılı, tutarlı ve kesintisiz olduğu,
netice itibariyle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde sonuca etkili bilgiler verdiği, teşhislerde bulunduğu ve olayın bu şekilde oluştuğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Sanığın eyleminin niteliği, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saikleri, sanığın örgüt içindeki konumu ve pişmanlık göstermesi dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan belirlenmiş, etkin pişmanlık nedeniyle verdiği bilgilerin kapsamı itibariyle cezasından 2/3 oranında indirim yapılmasının adalet, hak ve nesafete uygun olacağı değerlendirilmiş, 3713 sayılı Kanunun 5. Maddesi uyarınca yasal zorunluluk olarak cezasından 1/2 oranında artırım yapılmış,
cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ve sanığın pişmanlık göstermesi lehine takdiri indirim nedeni sayılmış ve sonuç ceza belirlenmiştir." gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık hakkında belirlenen temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin "5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 314/2 maddesi uyarınca" şeklinde olması gerekirken "3713 sayılı Kanunun 7/1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 314/2 maddesi uyarınca" şeklinde yazılmasına ve temel cezadan 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesinin anılan yasa maddesinin 1. fıkrası yerine doğrudan 5. maddesi olarak gösterilmesine ilişkin düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/125 Esas 2018/1049 sayılı Kararında belirtildiği üzere;
CMK'nın 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK'nın 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir(CMK 289/1).
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan aynı suçtan mahkumiyetine karar verilen sanığın yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 maddesi gereğince re’sen müdafi görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde,
adaletin selameti açısından gerekli olan müdafinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK'nın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre ise;
a- Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde,
uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir şekilde en üst had olan 3/4 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
b- Sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tayin olunan cezada, öncelikle 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra devamında 5237 sayılı Kanunun 221/4-son cümle maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/2555 Esas, 2017/2168 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16483, K. 2023/1055, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama