KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/16537 E., 2023/1059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2017 tarihli ve 2017/335 Esas, 2017/101 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62, 53, 58/9, 63. maddeleri ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı) 5/1. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli ve 2017/927 Esas, 2019/123 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, Sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet kararı verildiğine, ByLock'un usulüne uygun elde edilmemiş olduğuna, ByLock verileri ve bunların analizinden elde edilen diğer tüm delillerin hukuka aykırı delil oluşturduğuna, bylock kullanmanın suç olamayacağına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi yok sayıldığına, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yargılama sonunda toplanan delillere göre; sanığın kullanıcısı olduğu GSM hattından FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan ve ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullandığı, bu durumun kendisinin mezkûr örgütle olan irtibat ve iltisakını ortaya koyduğu anlaşılmış, böylelikle de sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği anlaşılmış ve kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu tayini açısından belirleyici olması karşısında, hükümden sonra istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile yine bu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan veri inceleme raporunun, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararı getirtilerek ayrıca M.
Y.'ın sanık hakkında vermiş olduğu beyan ve teşhis tutanağının ve elde edilecek tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16537, K. 2023/1059, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama