Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2021/16855 E. , 2023/2410 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2021/16855 E. , 2023/2410 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2018/78 Esas, 2018/257 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/1711 Esas, 2018/1696 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, Zaman Gazetesi aboneliği ve örgüt elebaşına ait videolar bulundurma eylemlerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceğine, salt Bylock'u indirmenin, kullanmanın suç oluşturmayacağına, ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam olarak görev yaptığı, sanığın terör örgütünün yayın organı olan Zaman Gazetesine bir dönem aboneliğinin bulunduğu, sanığın terör örgütüne finansman sağlayan Bank ... isimli bankada hesabının bulunduğu, terör örgütü elebaşısı Fetullah Gülen'in TUSKON eski genel sekreteri Mustafa Güney ile yapmış olduğu ve medyaya yansıyan telefon görüşmesinde dile getirdiği örgüt mensuplarının tüm malvarlıklarını Bank Asyaya yatırmasına yönelik talimatına uyarak Bank Asyadaki altın hesabına 170 gram altın yatırdığı, sanığın iş yerinde yapılan aramalarda ele geçen dokümanlar üzerinden yapılan inceleme sonucu düzenlenen 09.10.2016 tarihli CD inceleme ve tespit tutanağına göre ele geçen CD'lerin içerisinde örgüt lideri Fetullah Gülen'in Kıyamet Alametlerinden biri olarak haber verilen HERC konulu video kaydının olduğunun görüldüğü, örgüt lideri Fetullah Gülen'e ait buna benzer birçok video kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca dosya içerisinde mevcut tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğinde görüleceği üzere 435607 İD'li ByLock hesabını kullandığının tespit edildiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar sanık ByLock isimli uygulamayı kullanmadığını, oğlu M.A.C.'nin bu programı kullanmış olabileceğini savunmuş ise de; Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün 04.07.2018 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen tespit ve değerlendirme tutanağına göre 435607 ID numaralı ByLock hesabının kullanıcı adının "mceyhan", şifresinin "ali.1928" olduğu, ID'yi ekleyenlerin ID'ye verdikleri isimlerin "mehmetceyhan", "mceyhan" şeklinde olduğu, ID'nin ekli kişiler listesinde B.G. isimli imamın bulunduğu, sanığın babasının adının Ali, babasının doğum tarihinin 1928 olduğu anlaşılmıştır. 435607 ID numaralı bylock kullanıcısına ilişkin kullanıcı adı ile şifrenin sanığın kimlik ve ailevi bilgileri ile uyumlu oluşu, ekli kişiler listesinde Çanakkale ilinde sanık ile aynı dönemde imamlık yapan B.G. isimli şahsın bulunuşu, B.G. isimli kişinin ByLock listesine 435607 numaralı ID'yi "mehmetceyhan" olarak kaydetmesi hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bu bylock ID'sinin sanık tarafından kullanıldığına, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna kanaat getirilmiştir. Her ne kadar sanık savunmalarında talimat ile Bank Asyaya para yatırmadığını savunmuş ise de; 17-25.12.2013 tarihinden sonra Bank Asyanın ticari durumunun gittikçe kötüleşerek bankanın batma noktasına gelmiş olmasına rağmen sanığın Bank Asyaya para yatırmış olmasının yatırım olarak değil, örgüte bağlılığını gösteren bir davranış olarak değerlendirelebileceği, ayrıca Bank Asyadan başka çok sayıda faizsiz çalışan bankanın bulunması nazara alındığında Bankasya ile çalışılmasının dini hassasiyetle de açıklanamayacağı, sanık hakkındaki FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını gösterir diğer deliller de nazara alınarak sanığın talimat ile Bank Asyaya para yatırmadığına ilişkin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyeceği kanaati hasıl olmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere sanığın örgütsel talimatla, örgütsel haberleşmenin sağlanması ve örgütsel haberleşmenin gizliliği için bylock isimli programı kullandığı, örgüt liderinin çağrısı üzerine Bank ... isimli bankaya yatırım yaptığı, bu suretle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla eylemine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 435607 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2018/1711 Esas, 2018/1696 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.