KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/17092 E., 2023/2031 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2018 tarihli ve 2017/488 Esas, 2018/373 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53, 58/9 uncu madde yollamasıyla 58/6, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2018/258 Esas ve 2019/388 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunda, "hükmolunan cezaların TCK'nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" şeklinde karar verilmesi gerekirken,
mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde "5237 sayılı TCK'nın 58/9 uncu delaletiyle TCK'nın 58/6 ncı maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına" şeklinde karar verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün 1 inci maddesinin 6 ncı paragrafının tümden hükümden çıkartılarak yerine "sanık hakkında hükmolunan cezanın, TCK'nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ibareleri eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; 1-Hükmün kurulduğu oturumda müdafinin mazeret dilekçesi verdiği halde müdafi yokluğunda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının savunma hakkını kısıtladığı 2- ByLock deliline dayanılarak ceza verilemeyeceği 3- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık temyiz aşamasında sunmuş olduğu 13.01.2023 tarihli dilekçesiyle TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüt içerisinde yer aldığını ifade ettiği kişilerin görevlerini ve isimlerini açıklamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kullanmış olduğu gsm hattında ByLock programının tespit edilmesi, ByLock irtibat analiz kaydı ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sabit olduğu üzere sanığın kullanmış olduğu 0507 ... numaralı GSM hattı ile ilk ByLock tespit tarihi 11.08.2014 ve son ByLock tespit tarihi 23.01.2016 arasında 86254 kez bilinen bilinen ByLock hedef IP'lerine erişim sağlandığı, sanığın kullandığı tespit edilen ByLock programının ID numarasının 55739 olduğu,
kullanıcının irtibatlı olduğu kişilerin çoğunun sanık gibi SGK bünyesinde çalışıyor oldukları yine bu ID numaralı kullanıcıyı ekleyen diğer kullanıcıların sanığı ismi olan "sebihaa" olarak isimlendirdikleri ve sanığın ByLock IP'lerine erişim sağladığı iddia edilen zaman aralığında HTS kayıtları ile belirlenen Muş'un Bulanık ilçesinin memleketi olduğu,
yine Ankara ve Malatya illerinde o dönemde çalışmış olduğu ve Osmaniye ilinde abisinin ikamet ettiğini beyan ettiği, ilgili ByLock erişimlerine ilişkin irtibat analiz kaydında yer alan HTS kayıtları ile sanığın bulunduğu yerlerin baz bilgisi açısından örtüştüğü, 55739 ID numaralı kullanıcının sanık olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, bu haliyle sanığın örgütün gayesini bilerek ve benimseyerek bu örgüte girip, örgüte katılmayı, bağlanmayı ve hiyerarşik gücün emrine girmeyi kabul ettiği ,silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hususun düzeltilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık müdafiinin, temyiz aşamasında 29.12.2022 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması ve sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
... ... ... ... ...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17092, K. 2023/2031, 6 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama