KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/18057 E., 2023/3919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·13 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SUÇ
Silahlı terör örgütüne üye olma,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli, 2017/149 Esas ve 2017/274 sayılı Kararı
ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.03.2019 tarihli, 2018/392 Esas ve 2019/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddi ile hükmün onanması karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi: 1-Aleyhe delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 3-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bölge adliye mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra geldiği anlaşılan 106702 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunması halinde ifade tutanakları ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması,
tespit halinde beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.03.2019 tarihli, 2018/392 Esas ve 2019/169 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18057, K. 2023/3919, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama