KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/18291 E., 2022/2036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2022
- İlk Derece Mahkemesi
- Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarih ve2017/49 - 2018/275 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne yardım etme
- Hüküm
- Sanık hakkında TCK'nın 220/7. ve 314/3 maddeleri yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen tanık... isimli şahsın kollukta müdafi huzurunda 14.10.2020 tarihinde şüpheli sıfatıyla alınan beyanlarında ve fotoğraftan teşhis işleminde, sanığın 2014 yılından sonraki süreç de dahil polis memurlarına sohbet hocalığı yaptığına yönelik anlatımlarda bulunması dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk içeren eylem ve faaliyetlerinin niteliği itibariyle örgüt üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, TCK'nın 314/3. ve 220/7. maddelerinde yapılan atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, yukarıda yapılan eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/18291, K. 2022/2036, 13 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama