KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/19554 E., 2022/5141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği, ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş, iddia ve mahkemenin kabulü nazara alındığında sanığın beraatine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi
gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmiş ise de, CMK'nın 290. maddesi içeriğine göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat kararı verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/19554, K. 2022/5141, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama