İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniBOZMA ÜZERİNE

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2975 K.2023/1734

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci…

Esas2021/2975Karar2023/1734Tarih28 Mart 2023Okuma7 dk · 1.397 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/2975 E., 2023/1734 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2018/2046 E., 2019/880 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.397 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş olup,

Hükmolunan cezanın miktarına göre yasal koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı CMK.’nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2017 tarih ve 2017/77 Esas ve 2017/47 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.01.2017 tarihli ve 2017/190 Esas, 2018/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3.Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarih, 2018/2791 Esas ve 2018/3716 sayılı Kararı ile "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 Esas 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında.

“ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bu delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ilgili birimlerden ayrıntılı BYLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip değerlendirilerek duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen yetersiz belgeler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan kayıtlara dayanılarak eksik

araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması" nedenleriyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.01.2017 tarihli ve 2017/190 Esas, 2018/20 sayılı Kararının BOZULMASINA karar verilmiştir.

4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin bozma kararına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, 12.09.2019 tarihli ve 2018/2046 Esas, 2019/880 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; CMK'nın 302/1 maddesine göre temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün ONANMASI görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemleri özetle; bozma ilamına aykırı hüküm kurulduğuna, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı olmadan hüküm kurulduğuna, veri inceleme raporunun hatalı olduğun ve tek başına hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, dosyada mahkumiyete karar vermek için yeterli delil olmadığı halde hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda "...Yukarıda da bahsedildiği üzere.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Emniyet mahrem yapılanmasının Ankara, Ege, Erzurum, Gaziantep, İrfan Bey, Marmara ve Okul olmak üzere 7 büyük bölge şeklinde yapılandığı, her büyük bölgenin küçük bölgeler şeklinde alt yapılanmalarının olduğu, küçük bölgelerin altında ise İl ve İlçe Yapılanmalarının bulunduğu, ayrıca yapıya mensup üst konumda bulunan "mahrem sorumluların" Temsilciler, Genel Müdürler, Müdürler, Müdür Yardımcıları/Zümre Başkanları, Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM)/Rehber, Danışmalar, Personel/Sekreterler, Bilişim, İzdivaç, Hukuk ve Öğretmenler olarak ayrıldığı ve bu şekilde tanımlandığı,

bu kişiler arasında da örgütsel bir hiyerarşinin bulunduğunun belirtildiği, buna ilişkin olarak

Sanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan Emniyet mahrem yapılanması soruşturması kapsamında ele geçen ... CD kart içerisinde tespit edilen listede isminin bulunduğu, Emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin gelen evrak içeriğinde yer alan veri inceleme raporunda; sanık hakkında (SAY) notu düzenlendiği bu notun karşılığının ise.

FETÖ mensubiyeti olan, her şeyiyle teslim olan, ancak yöneticilik vasfı bulunmayan polis memurlarını ifade ettiğinin belirtildiği, örgütsel faaliyetlerini gizlilik esası içinde yürüttüğü ,dairemize intikal eden benzer nitelikteki başka dosyaların içerikleri, ilgili soruşturma dosyasının içeriği ve dava konusu terör örgütünün mahrem yapılanmasının süren soruşturma ve kovuşturmalar ile belirginlik kazanan mahiyeti gözetildiğinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu konudaki soruşturması kapsamında mahrem yapılanma hakkında yapılan tespitlerin kanıt değeri taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sanığın kullandığı telefon hatlarından birinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “ByLock” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delilin ayrıntılı şekilde araştırılmaması, diğer deliller olan Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığına yazılan müzekkereye cevaben gönderilen yazı ekinde bulunan veri inceleme raporu, arama ve el koyma tutanakları suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmeyerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın bu eylem ve faaliyetlerinin zamansal olarak süreklilik, çeşitlilik ve belirgin bir yoğunluğa ulaştığı, sanığın gerek İlk Derece Mahkemesindeki yargılamada ve gerekse Dairemizdeki yargılama sırasında sadece inkara yönelik savunmalarda bulunmasının dosya kapsamında mevcut ve mahkumiyete esas teşkil eden deliler karşısında cezalandırılmaktan kurtulmaya yönelik itibar edilemeyecek mahiyette olduğunun kabulü ile,

sanığın silahlı terör örgütü olduğu hususu yargı kararları ile kesinleşen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde dış dünyaya kapalı, örgütün gizlilik, disiplin ve mutlak sadakat gibi kurallara uygun davranışlar sergilediği, gerçekleştirdiği eylemlerin örgütün varlığına ve güçlendirilmesine nedensel bağ taşıdığı, sanığın örgüt ile arasında organik bağ kurduğu anlaşıldığından, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülüp, mahkumiyetine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır.

Sanık hakkında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki dikkate alınarak alt ceza sınırından ayrılma yoluna gidilmemiş.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 3 üncü maddesi atfı ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 5/1 maddesi uyarınca sanığın işlediği suçun terör suçu olarak düzenlenmesi nedeniyle sanığa verilen cezada yarı oranında arttırım yoluna gidilmiş, 5237 sayılı TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu göz önüne alındığında sabıkasız geçmişi de dikkate alınarak takdiren ceza indirimi yapılarak sonuç ceza belirlenmiştir..." şeklinde gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı''nın kabul edildiği gözetilerek,

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu/vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, özellikle cevabi yazı içeriği de dikkate alınarak ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden istenerek CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği de yerine getirilmeden eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2019 tarihli ve 2018/2046 Esas, 2019/880 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/2975, K. 2023/1734, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2975
Karar No
2023/1734
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2976 K.2023/1735
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/2976 K.2023/16614
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2977 K.2023/1736
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/2978 K.2023/16141
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/2980 K.2023/16214
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/2981 K.2023/16140

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.