KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/3287 E., 2021/9583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarih ve 2017/481-2018/903 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 1-)..., ... ve ... yönünden;
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Sanıklar hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyetlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi 2-) ... yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, sanık ... yönünden ByLock tespitine konu olan hattının ''[TELEFON]'' yerine ''[NUMARA]'' olarak yazılması, maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Hükmün gerekçesinde sanık ... hakkında TCK'nın 221/4 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim uygulandığının belirtilmesine rağmen kısa kararda 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması karar aslının kısa karar olması nazara aldığında bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ..., sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
1-)Hüküm fıkrasında sanıklar ..., ... ve ... hakkında 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken "takdiren" ibaresinin kullanılması,
2-)Sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sırasında TCK'nın 221/4-2 maddesi uyarınca indirim yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca TCK'nın 221/4 maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden, 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki 2. fıkralarından “takdiren” ibaresinin çıkartıması;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3287, K. 2021/9583, 18 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama