KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/8403 E., 2022/698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
- İlk Derece Mahkemesi
- Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2018 tarih ve 2017/293 - 2018/59 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 220/7, 62/1, 53/1-3, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Temyiz aşamasında dosya içerisine gönderilen ...’ın teşhis ve ifade tutanağının kabule esas alınan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı nazara alınmaksızın delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, yapılan eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/8403, K. 2022/698, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama