KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/8410 E., 2022/2722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarih ve 2017/339 - 2018/181 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın örgütle iltisaklı olması nedeniyle kapatılan okullara çocuğunu göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın dosya kapsamındaki eylemlerinin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Hükmün birinci fıkrasında temel cezanın “5237 sayılı TCK’nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi” olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin “TCK’nın 314/2. maddesi” olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMK’nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün birinci fıkrasından “TCK’nın 314/2. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “TCK’nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/8410, K. 2022/2722, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama