KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/11692 E., 2024/6915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2020/663 E., 2020/570 K.
SUÇ
Terör örgütü propagandası yapmak
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/78 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması üzerine yapılan yargılamada terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 43 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca sanığın mahkûmiyetine kararı verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/663 Esas, 2020/570 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle; 1.Mahkeme kararlarının gerekçeli olma ilkesinin ihlal edildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, 4.Sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil mevcut olmadığına, 5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması sonrasında yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf nedenlerinin yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Aşamalarda yargılama konusu sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan eden sanığın, kullandığı belirtilen sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlar ile ilgili kolluk tarafından düzenlenen 22.08.2017 tarihli araştırma tutanağında bir kısım paylaşımların tespit edildiği, 08.03.2018 tarihli Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen tutanağa göre ise bir şüpheli tarafından sunulan Facebook çıktıları ile ilgili re'sen soruşturma başlatıldığı, söz konusu çıktıların ekran görüntülerinden ibaret olduğu,
araştırma tutanağında bahse konu paylaşımların yer almadığı ve yine çıktılarda yer alan bir kısım paylaşımların da hükme esas alındığı, ancak sosyal medya paylaşımlarına ilişkin çıktılar ile araştırma tutanağı arasında tespit edilen paylaşımlar bakımından açık çelişki bulunduğu anlaşılmakla gerektiğinde konu ile ilgili bilirkişi raporu da alınarak çelişkinin giderilerek sanık tarafından yapılan paylaşımların kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
2.19.12.2016 tarihli internet tespit tutanağında yer alan kimlik bilgilerinin sanığa ait olmamasına rağmen söz konusu tutanakta yer alan paylaşımın hükme esas alınması,
3.3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan terör örgütü propagandası yapma suçunun unsurlarının, 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değiştirildiği ve "Terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde'' propaganda yapılmasının yaptırıma bağlandığı,
Bu nedenlerle sanığa ait olduğu tespit edilen paylaşımların terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren eylemlerini meşru gösteren veya bu eylemleri teşvik eden ya da şiddete çağrı niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Kabul ve uygulamaya göre de;
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında, sanığın gözaltında kalmış olmasına rağmen gözaltında kaldığı tarih ve süreye yer verilmemesi, yine sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/663 Esas, 2020/570 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11692, K. 2024/6915, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama