KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/1203 E., 2023/2718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
951 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2018/134 Esas, 2018/286 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.09.2019 tarihli ve 2018/932 Esas ve 2019/1004 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;
Sanığın örgütün esnaf yapılanmasında 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra da mütevelli heyeti içerisinde yer aldığı, himmet adı altında kurban ve bağış yardımında bulunduğu, örgüte yakın kişilerden olduğu, büyük toplantılar düzenlendiğinde sanığın da bu toplantılara katıldığına dair tanık beyanlarının varlığı, yine Erzurum İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbarda sanığın FETÖ'ye maddi ve manevi destek verdiğinin belirtildiği, Bank ...
Katılım Bankasında hesabının bulunduğu, bu haliyle etkin pişmanlık çerçevesinde beyanda bulunan tanıkların ifadeleri, ihbar tutanaklarının içeriği, Bank Asyada hesabının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde esnaf yapılanması içerisinde yer aldığı sabit olduğundan sanığın eylemlerinin süreklilik ve yoğunluk arz ettiği FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğu sabit görülmekle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken verilen beraat kararı usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
TMSF'den istenilen bank ... kayıtlarının incelenmesinde; sanığın örgüte müzahir Bank ... isimli bankada 348975 müşteri nolu hesabının bulunduğu, hesabın açılış tarihinin 23.09.2003 olduğu, aylık hesap hareketlerinin incelenmesinde 2014-2015 tarihlerinde bakiyesinde herhangi bir para hareketi bulunmadığı, sanığın talimat tarihinde hesabına para yatırmadığı görülmüş, iddianamede belirtilen para hareketliliği Bank ... kayıtları ile uyumlu olmadığından sanık aleyhine hükme esas alınmamıştır.
Terör soruşturma ve kovuşturmalarında tanıkların örgütün korkutucu gücünden veya başka kaygılar yada örgütsel talimatlarla ifadelerinde değişiklik olabileceği, bu gibi durumlarda soruşturma safhasında müdafii eşliğinde verilen beyanların da hükme esas alındığı mahkememizce kabul edilen kriterler arasında bulunuyor ise de; soruşturma safhasında sıklıkla görüldüğü gibi etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan kişilerin ifadelerinde örgütsel eylemi tespite yarar şekilde "yer-zaman-tarih-kişiler-olaylar" gibi somutlaştırma sağlayıcı detaylara başvurulmadığı, yargılamamıza konu olayda tanık F.'nin beyanında;
"bu şahsın örgütün mütevelli grubu içerisinde yer aldığını bildiğini, himmet adı altında kurban ve bağış yardımında bulunduğu" şeklindeki beyanına konu bilgisinin izah ettirilmediği, bu kapsamda hangi mütevelli toplantısında, ne zaman
gördüğü, faaliyetinin ne olduğu, himmeti ne zaman kime verdiği, keza kurban ve bağışı ne zaman, nerede ve kime yaptığı hususunun sorulmayarak genel şablon ifade ile yetinildiği, hakeza tanık V.'nin soruşturma safhasındaki ifadesininde baştan savma şekilde alınarak "büyük toplantılara bu şahsın geldiği" dendiği ancak bu toplantının ne zaman, nerede, kimlerin katılımıyla olduğu, örgütsel eylemin ne olduğu gibi açıklamalardan yoksun ve soyut kalacak şekilde alındığı,
yine soruşturma safhasında "bu şahsın Aziziye Kolejinin servisini taşıdığı" yolundaki soyut beyanın "ücretsiz mi", "hangi tarihlerde", "hangi örgütsel faaliyette" servis işinin yapıldığı hususunun izah ettirilmediği, akabinde yargılama aşamasında beyanı alınan tanığın sanık hakkında örgütsel bir eylemden bahsetmemesi durumunda önceki beyanının da bu sebeple hükme esas alınamadığı maalesef yargılama aşamalarında sıklıkla karşılaşın bir durum haline geldiği,
Yargılamamıza konu olayda yukarıda belirtilen açıklamalar sebebiyle tanığın, sanık hakkında örgütsel bir eylemden bahsetmemesi sebebiyle beyanları sanık aleyhine hükme esas alınmamıştır.
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinden bahisle hakkında iddianame düzenlenmiş ve mahkememizde kamu davası açılmış ise de; sanığın Bank Asyadaki hesap hareketlerinin yukarıda açıklanan şekilde herhangi bir örgütsel eylem olarak kabulünün mümkün olmadığı, aşamalarda değişen tanık beyanlarından sanığın örgütsel faaliyetinin tespit edilemediği, bunun dışında sanığın örgüt üyesi olduğunu gösterir cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermediği, sanığın, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.09.2019 tarihli ve 2018/932 Esas ve 2019/1004 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
... ... ... ... ...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1203, K. 2023/2718, 26 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama