İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/12300 Karar: 2025/7370 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/12300 K.2025/7370

3. Ceza Dairesi 2022/12300 E. , 2025/7370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1042 E., 2020/585 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/350 E., 2018/72 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahteci

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/12300 E. , 2025/7370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1042 E., 2020/585 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/350 E., 2018/72 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahteci

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/12300 E. , 2025/7370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1042 E., 2020/585 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/350 E., 2018/72 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62/1-2-3, 53, 58/9. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1- Katılan ... Bakanlığının sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet, katılan ... Başkanlığının sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Bakanlığının, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... Başkanlığının istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan kurumlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemeleri" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2- Katılan ... Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, ... Başkanlığının ise resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; Katılan ... Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan kurumlar vekillerinin söz konusu suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 4- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelemesinde; a. Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, S. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım S. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler S. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere hakkında mahkumiyete yeterli, somut delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraati yerine sızdırılan sınav sorularının FETÖ terör örgütü üyeleri dışında kişilere verilmesi mümkün olmadığı şeklindeki karineden yola çıkarak varsayım ile mahkumiyetine hükmedilmesi, b. Kabul ve uygulamaya göre de; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c. Gerekçeli kararın 29. sayfasında sanığın adı yerine ... yazılması ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde tekrarlanan sınava girmediğinin belirtilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla