KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/12303 E., 2025/7372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1339 E., 2020/744 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/39 E., 2019/284 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması,
yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hükümden sonra UYAP ortamında dosyaya geldiği anlaşılan .... isimli şahsın ifade ve teşhis tutanaklarının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2020 tarihli soruşturmaya yer olmadığına dair kararının ve eklerinin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ilgili şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinin sağlanmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
b. İddianamede talep edilmediği ve esas hakkında mütalaada da belirtilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12303, K. 2025/7372, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama