KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/12486 E., 2025/6545 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2000 E., 2020/812 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/41 E., 2019/304 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,58,63 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1-ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile ekleyen,
eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Gizli tanık ...’dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen veri inceleme raporunda komiser yardımcısı olan sanık hakkında “ FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade eden “A4” kodu ile kodlandığının belirtilmesi karşısında;
sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikteki eylem ve faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından yeniden ilgili makamlara yazı yazılarak gizli tanık ...’dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde son dönemde yapılan çalışmalar neticesinde sanık hakkında ''güncel liste'' bilgilerinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak varsa dosya içerisine getirtilmesi ile şayet var ise raporda zümre başkanı,
öğretmen ve vekil olarak kayıtlı olan şahısların açık kimliklerinin tespiti ile bu kişiler hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12486, K. 2025/6545, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama