KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/12547 E., 2025/11284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1650 E. - 2020/473 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/103 E. - 2018/389 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda örgüt içerisinde "SAY" derecesi ile kodlandığı da göz önünde bulundurulduğunda, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen güncel veri inceleme raporu olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak,
sanığın güncel veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil belirtildiği takdirde bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek bu kişilerin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından ve ilgili birimlere müzekkere yazılarak sanık hakkında beyan,
bilgi ve belge olup olmadığının tespit edilerek var ise beyan sahiplerinin de usulüne uygun olarak tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu;
Kabule göre de;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12547, K. 2025/11284, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama