KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/13291 E., 2025/10928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1543 E., 2020/521 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/116 E., 2018/181 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9-6 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 29.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafiinin yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, sanık müdafii tarafından 12.10.2020 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz dilekçesinde, sanığın kararı 09.10.2020 tarihinde cezanın infazına başlanması üzerine öğrendiğinden bahisle eski hale iade talepli temyiz isteminde bulunulmuş ise de;
Karar kendisine tebliğ edilmeyen sanığın 09.10.2020 tarihinde cezanın infazına başlanması ile kararı öğrendiği, bu tarihten itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir temyiz talebinde bulunmadığı, sanık müdafiinin ise usulüne uygun olarak 29.06.2020 tarihinde tebliğ olunan hükmü, CMK'nın 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra 12.10.2020 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiince süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunun CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne dair yapılan istinaf talebine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince esastan red kararı verildiği, kararın usulüne uygun şekilde 29.06.2020 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği fakat sanığa ise herhangi bir tebligat yapılmadığı ve yasal süre içerisinde karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmaması üzerine hükmün temyiz edilmeden 16.07.2020 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmıştır.
Söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafii tarafından 13.10.2020 tarihli eski hale iade ve temyiz talepli dilekçesinde kararın sanığa tebliğ edilmediği ve sanığın kararı 09.10.2020 tarihinde infaza başlanması ile öğrendiğinin bildirildiği,
Konuya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/573 Esas 2022/119 sayılı Kararında müdafii ve vekil kavramları arasındaki farklılıklara da değinilmek suretiyle, müdafiinin, vekilden farklı olarak şüphelinin/sanığın temsilcisi değil, ondan bağımsız ayrı bir ceza muhakemesi organı/öznesi olduğu, buradaki ilişkinin temsil ilişkisi olmayıp, işleyişi kamu hukuku kurallarıyla düzenlenmiş bağımsız bir görev ilişkisi olduğu kabul edilmiş, ayrıca sanık hakkındaki kararın kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
İlgili CGK kararında belirtiği üzere, sanığa yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığı, kamu davasındaki müdafii/sanık ilişkisinin vekillik ilişkisinden öte müdafiiye hak ve sorumluluklar yüklediği,
müdafiinin sanığın rızası gözetilmeksizin sanık lehine taleplerde bulunabileceği nazara alındığında, kararın sanığa tebliğ edilmeden kesinleşmesi nedeniyle eski hale iade hakkının doğduna dair kuşku bulunmamaktadır.
Burada eski hale iade hakkının sanık tarafından bizzat kullanılması gerektiğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi, sanık adına müdafiinin bu hakkı kullanmayacağının düşünülmesinin, adil yargılama ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı ve Ceza Muhakemesinin ... amacı olan insan hakları ihlallerine yol açmadan maddi gerçeği araştırıp bulma önünde engel oluşturacağı gibi İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nde de (İHAS) yer bulan, ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru amacı ile de bağdaşmayacağı aşikardır.
Kısaca izah etmek gerekirse Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/573 Esas 2022/119 sayılı Kararı ile; hüküm duruşmasında hazır olmayan sanığa kararın tebliği ile temyiz hakkı tanınmış olup, bu hakkın müdafii tarafından kullanılamayacağını düşünmek asıl-vekil ilişkisini düzenleyen hükümlerine ve etkin başvuru normuna aykırı olacaktır.
Yukarıda izah olunan nedenlerle sanık müdafiinin eski hale iade talebinin yerinde olduğu ve temyiz taleplerinin esastan incelenmesi gerektiği hususunda kanaat hasıl olmuş olup, temyiz isteminin reddi gerektiğine dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/13291, K. 2025/10928, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama