KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/13397 E., 2025/8331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2287 E., 2020/627 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/273 E., 2018/276 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık hakkında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan, bu itibarla tamamı dosyaya kazandırılıp eksiklikleri ikmal edildikten sonra ... ID nolu ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının; yine temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ve görevlerine ilişkin beyanlar içeren şüphelilere ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen,
eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C) Sanığın 27.10.2023 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/13397, K. 2025/8331, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama