KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/14301 E., 2024/9676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/166 Esas, 2020/89 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4-1 inci cümle maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/406 Esas ve 2020/570 sayılı Kararıyla sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın soruşturma başlatıldıktan sonra kolluğa giderek teslim olduğu ve bu nedenle TCK'nın 221/4 üncü maddesinin 1 inci cümlesinde düzenlenen gönüllü olarak teslim olma durumunun gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında lehine olan bu maddenin uygulanması suretiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, bu maddedeki düzenlemenin sanık hakkında herhangi bir soruşturma başlamadan önce uygulanacağı, ancak sanık hakkında yukarıda belirtildiği üzere adli soruşturmanın başlatılmasından sonra sanığın teslim olduğu nazara alındığında,
bu maddenin uygulanmasının mümkün olmadığı, TCK'nın 221/4 üncü maddesinin 2 nci cümlesinde düzenlenen ceza indirimi halinin uygulanması gerektiğine ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre dosya kapsamına göre gönüllü olarak ifade vermeye giden ve silahlı terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğunu, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine ifadesi alınan ve teşhis işlemi yaptırılan, aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/406 Esas ve 2020/570 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14301, K. 2024/9676, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama