KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/15499 E., 2025/19018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1038 E., 2020/670 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/40 E., 2019/191 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın dosya kapsamına yansıyan örgütsel faaliyet ve konumu nazara alındığında örgütün askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı yönünde deliller bulunan sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesi hükmünde, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına hükmedilmemiş ise de; anılan eksikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/15499, K. 2025/19018, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama