İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18075 K.2022/3907

Dosya incelenerek gereği düşünüldü ;

Esas2022/18075Karar2022/3907Tarih28 Haziran 2022Okuma6 dk · 1.166 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/18075 E., 2022/3907 K.

Karar tarihi
28 Haziran 2022
İtiraz Eden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi
31.03.2022
İtiraz Edilen Daire Kararı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.02.2022 tarih ve 2021/8144 - 2022/584 sayılı kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi
İtirazla İlgili Hüküm
TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 220/7, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereği mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
İtiraza Konu Olan Sanık
...
Suç
Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.166 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Dosya incelenerek gereği düşünüldü ;

I-İTİRAZ KONUSU

Dairemizin 15.02.2022 tarih ve 2021/8144 esas, 2022/584 sayılı düzeltilerek onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısı ve ekindeki dava dosyası incelendiğinde;

Sanık ... hakkında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 tarih ve 2017/192 esas, 2017/405 sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 220/7, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2018 gün ve 2018/132 esas, 2018/27 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma talep eden 22.06.2021 tarihli tebliğnamesi üzerine, Dairemizin 15.02.2022 tarih ve 2021/8144 esas, 2022/584 karar sayılı ilamı ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır.

II-İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.02.2022 tarih ve 2019/109848 sayılı itiraz yazısında;

İtirazın konusu, sanığın savunması ve ek savunmasını alındığı celsede müdafiinin hazır bulunmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına dairdir.

“Anayasanın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36/1 maddesi; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" şeklinde olup hak arama hakkının ilk şartı olan yargı mercilerine davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve özgürlüğü hüküm altına alınmış ve bunun tabii sonucu olarak da kişinin yargı mercileri önünde iddia, savunma ve adil ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Maddede müdafiden bahsedilmese de müdafinin savunmaya aracılık yapma konumu gözetilerek bu kapsamda kabul edilmesi gerektiği konusunda doktrinde ve uygulamada bir konsensüs bulunmaktadır.

Ülkemizin de kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkının asgari şartlarını gösteren 6. maddesinin 3/c bendinde.

“Bir suç ile itham edilen herkes:... c) Kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafinin yardımından yararlanmak; eğer avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun ise ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabilmek, …haklarına sahiptir” denilmek suretiyle, sanığın kendisini bizzat savunma hakkının yanında, müdafi tayin etme yetkisi ile belirli şartlarda müdafiden ücretsiz yararlanabilme hakkının da bulunduğu belirtilmiştir.

Bu açıdan, savunma hakkı “meşru bir yol”, müdafi de savunma hakkının kullanılması bakımından “meşru bir araçtır”.(Ceza Muhakemesi Hukukunda Müdafi, Nur Centel, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul, 1984, s. 13.).

AİHM, mutlak olmamakla birlikte cezai bir suçla itham edilen herkesin gerekiyorsa resmî olarak görevlendirilen bir avukat tarafından etkili bir şekilde savunulması hakkının adil yargılanmanın temel özelliklerinden biri olduğunu belirtmekte (Poitrimol/Fransa, § 34; Demebukov/Bulgaristan) fakat avukat tayin edilmesinin tek başına sanığa yapılacak adli yardımın etkili olmasını garanti etmediğini de vurgulamaktadır (Salduz/Türkiye ).

Bu açıklamalara göre adil yargılanma hakkının yeterince "uygulanabilir ve etkili" olabilmesi için kural olarak her davanın kendine has koşulları ışığında bu hakkın kısıtlanması için zorunlu sebepler olmadıkça polis tarafından ilk kez sorgulanmasından itibaren avukata erişim hakkının şüpheliye veya sanığa sağlanması gerekir.

Avukat erişiminin sağlanmamasına istisnai olarak zorunlu sebeplerin gerekçe gösterilmesi durumunda bile -böylesi bir kısıtlama gerekçesi ne olursa olsun- şüphelinin veya sanığın adil yargılanma bağlamında güvence altına alınan haklarına zarar vermemelidir. Avukat erişimi sağlanmayan şüpheliye veya sanığa soruşturma veya kovuşturma aşamasında herhangi bir suçlama yöneltilmesi durumunda prensip olarak sanığın haklarına telafi edilemeyecek şekilde zarar geldiğinin kabulü gerekir.

Adil yargılanma hakkının önemli bir parçası olan savunma hakkının kullanılmasında müdafi yardımından yaralanma hususunda şüpheli veya sanığın isteğine bakılmakla birlikte, CMK'ya göre; müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığın, çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olması (m. 150/2), soruşturma veya kovuşturma konusu suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi (m.

150/3), resmî bir kurumda kusur yeteneğinin araştırılması için gözlem altına alınmasına karar verilecek olması (m. 74/2), tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedilmesi (m. 101/3), davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın yokluğunda duruşma yapılması (m. 204/1) ve kaçak sanık hakkında duruşma yapılması (m.

247/4) hâllerinde şüpheli veya sanığın istemi bulunmasa hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır.

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddeleri gereğince yapılacak uygulama sonunda asgari ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olması ve bu suç yönünden çocuk sanıklar hariç diğer tüm sanıklar yönünden 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesinin uygulanması zorunluluk bulunması karşısında bu yönünden de sanığın hazır bulunduğu tüm usûli işlemlerde müdafiinin de hazır bulunmasında zorunluluk olduğu uygulamada kabul görmüş olmakla,

tutuklu yargılanan sanığa yöneltilen silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasına ilişkin savunmasının ve suç vasfının değişmesi ihtimaline binaen ek savunmasının alındığı 13.04.2017 tarihli celsede sanığın kendi seçtiği ya da baroca atanan bir müdafinin yardımından yararlandırılmadığı, 06.07.2017 tarihli celsede sanık müdafiinin yargılama dahil olduğu ancak müdafisiz olarak savunma ve ek savunmaya ilişkin işlemlerin yenilenmediği, sanığın bu celsede gelen belgelere karşı beyanda bulunup tahliye talep ettiği, 20.09.2017 tarihli celsede ise Cumhuriyet savcısının davanın esası hakkında mütalaasını açıkladığı,

sanık ve müdafisince bu mütalaaya yönelik son savunma ve sanığın son sözü alınarak hükmün tefhim edildiği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36,

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3. maddesine muhalefet edildiği düşüncesine varılmış ve Yüksek Dairenin düzeltilerek onama kararına karşı CMK'nın 308. maddesi gereğince sanık lehine itiraz etmek gerekmiştir” demekle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2018 gün ve 2018/132 esas, 2018/27 sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi,

itiraz kabul edilmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talep edilmiştir.

III-İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “Oluşa, dosya kapsamına ve mahkeme kararına göre, sanığın 06.07.2017 ve 20.09.2017 tarihli celselerde müdafii yardımından istifade ettiği ve bu celselerde önceki savunmalarını tekrar etmesi nazara alındığında, mahkeme kabulunde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma yönündeki görüşe iştirak edilmeyerek hükmün düzeltilerek onanmasına” ilişkin Dairemizin 15.02.2022 tarih ve 2021/8144 esas, 2022/584 sayılı kararına itiraz edilmiş ise de;

Yerel mahkeme kararında belirtilen gerekçelerle sanığın 06.07.2017 ve 20.09.2017 tarihli celselerde müdafii yardımından istifade ettiği ve bu celselerde önceki savunmalarını tekrar etmesi nazara alındığında Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olmadığı ve savunma hakkının kısıtlanmasına neden olmadığı anlaşıldığından, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV-KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, 2)02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/18075, K. 2022/3907, 28 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-itiraz Konusu
  4. Iı-itiraz Nedenleri
  5. Iıı-itiraz Değerlendirilmesi
  6. Iv-karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18075
Karar No
2022/3907
Tarih
28 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18079 K.2022/3320
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18081 K.2022/3321
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18085 K.2022/3459
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18086 K.2022/3797
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18118 K.2022/3807
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/18124 K.2022/3878

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.