İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1885 K.2024/7128

10.07.2010(Nitelikli dolandırıcılık suçu)

Esas2022/1885Karar2024/7128Tarih28 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.356 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/1885 E., 2024/7128 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2018/1964 E., 2020/713 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.356 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

10.07.2010(Nitelikli dolandırıcılık suçu)

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEMYİZ EDENLER

Sanık ... müdafii, ÖSYM vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Ret, Düzeltilerek onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2018/1964 Esas, 2020/713 sayılı kararının, katılan ÖSYM Başkanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

A. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden,

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin

birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B.1.Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan ÖSYM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden,

2.Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından,

Katılan kurum vekili ile sanık müdafiinin mezkur suçlar yönünden temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE,

Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarih ve 2017/37 Esas, 2018/548 Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddelesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 12.721 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 06.10.2020 gün ve 2018/1964 Esas, 2020/713 Sayılı Kararı ile;

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanık müdafiinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ret ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;

1.17-25 Aralık olaylarından sonra bu örgütün terör örgütü olduğunun ortaya çıktığına, sanığın yapı ile 2010 yılında çalıştığı kurumdan ayrılmasından bu yana hiçbir ilişkinin olmadığına,

2.Sanığın ByLock kullanmadığına, Bank Asyaya para yatırmadığına, katalog evliliği yapmadığına, örgüt ile irtibatını ve iltisakını gösterir herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmadığına,

3.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddi, esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda:

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.

Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Hakkında kamu kurumu zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümler kesinleşen sanığın, iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin mahkumiyeti için gerekli, kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan da beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 06.10.2020 gün ve 2018/1964 Esas, 2020/713 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1885, K. 2024/7128, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenler
  4. Tebliğname Görüşü
  5. I. Hukukî Süreç
  6. II. Temyiz Sebepleri
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  9. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  10. IV. Gerekçe
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1885
Karar No
2024/7128
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1886 K.2024/7129
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/1886 K.2024/2141
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1889 K.2024/7130
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1892 K.2024/7131
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/1901 K.2024/7421
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/1902 K.2024/7133

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.