KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/19422 E., 2025/24826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2399 E., 2020/767 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/103 E., 2018/332 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Sanık müdafileri Av. ... ve Av. .. tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık müdafii Av. ... tarafından verilen 04.11.2023 tarihli temyiz dilekçenin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ..'nün doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması durumunda, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden;
tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında gelen ve sanığa ait olduğu belirtilen 87 55...
ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının duruşmada okunması, söz konusu tutanaklar ile hükme esas alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı olan, arama kaydı bulunan ve aynı grupta yer alan kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilmesi,
yine ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı olan, arama kaydı bulunan ve aynı grupta yer alan kişilerin sanık ile irtibatlı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınması ve bu kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması lüzumu,
3. Sanık hakkında düzenlenen ve temyiz aşamasında gelen veri inceleme raporunun duruşmada okunması, sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
4. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan şüpheli .. ve ... ile yargılamada mevcut ancak sanığa okunup sorulmayan ..'nın ifadelerinin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini luzümu,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/19422, K. 2025/24826, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama