KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/19680 E., 2025/23262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/883 E., 2019/362 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/151 E., 2017/135 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ve esastan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusunun reddi yönündeki ek karar
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Sanık müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 16/05/2019 tarihli ve 2019/883 esas, 2019/362 sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla;
Dairenin 24.06.2019 tarihli ek kararı ile sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 esas, 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere;
bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 24/06/2019 tarihli ve 2019/883 esas, 2019/362 karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ek kararının kaldırılması ile işin esasına geçildi;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği, ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların düzeltme dışında kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/19680, K. 2025/23262, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama