KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/20554 E., 2025/23490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3525 E., 2020/1246 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/129 E., 2018/171 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte; savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın; savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından;
sanığın kullandığı değerlendirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya arasına alınarak bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve yine bu şahsılarla sanığın irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik olarak sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınması;
ayrıca UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasından, sanığın örgütsel faaliyet ve konumuna ilişkin beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde beyan sahiplerinin de tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yetersiz delillere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Kabul ve uygulamaya göre; Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" yerine "3713 sayılı Kanunun 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte; savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın; savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından.
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden tekrardan istenmesi, temin edildiği takdirde.
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya arasına alınarak bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve yine bu şahsılarla sanığın irtibatlı olup olmadığının tespit edilmesine yönelik olarak sanığın HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek bu hususta bilirkişi raporu da alınması;
ayrıca UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasından, sanığın örgütsel faaliyet ve konumuna ilişkin beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde beyan sahiplerinin de tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu yetersiz delillere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Sanık hakkında belirlenen temel ceza suçun niteliği gereği artırılırken, artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" yerine "3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20554, K. 2025/23490, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama