KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/21303 E., 2024/8583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/200E., 2020/1389 K.
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın. 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine.
5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, anılan kanunun geçici beşinci maddesinin 1/f bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/274 Esas, 2019/433 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/1389 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle ; 1-Suç teşkil eden paylaşımların suçun unsurlarının oluşmadığını, 2- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanığın yalnızca 24.11.2014,02.12.2014,21.09.2014 tarihlerindeki yaptığı paylaşımların propaganda suçuna vücut verdiği, diğer paylaşımlarının ise propaganda suçunu oluşturmadığının gözetildiğinde;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yetersiz gerekçe ile fazla ceza tayini,
hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/1389 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21303, K. 2024/8583, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama