KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/2147 E., 2024/9543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarih ve 2017/154 Esas 2018/55 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 31.12.2019 tarih, 2019/108 Esas, 2019/255 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle 1. Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, 2.On dört yaşında gittiği örgütle iltisaklı okulun sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Sanığın eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de unsur yanılgısınında söz konusu olmadığı, adı geçen silahlı terör örgütünün 07.02.2012 tarihli MİT olayı, 17-25.12.2013 tarihli darbe girişimi, 2014 yılı ocak ayındaki MİT tırları olaylarından sonra gerçek yüzünün ortaya çıktığı ve devletin bu örgütle etkin biçimde mücadeleye girdiği, özellikle sanığın bu tarihlerden sonraki eylemlerinde hatadan bahsedilemeyeceği, sanığın bilerek ve isteyerek örgüt üyeliğini devam ettirdiği anlaşılmakla, sanığın sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. "
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, dosyada yer alan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına ekli tüm kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının tespiti ile sanığa ilişkin anlatımları var ise dosyaya temini ve gerektiğinde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2147, K. 2024/9543, 9 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama