KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/21849 E., 2024/5748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2020/1323 E., 2020/1324 K.
SUÇ
Terör örgütü propagandası yapmak
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2019 tarihli ve 2019/573 Esas, 2019/612 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1323 Esas, 2020/1324 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı Temyiz Talebinde özetle; 1.Eksik soruşturma ile karar verildiğine, 2. Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın ''evrensel olan müzik için içeriğine dikkat edilmeden sırf müzik olduğu için yapılan paylaşıma anlam yüklenmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği, paylaşıma yorum katılmasının yasa ve usule aykırı olduğu, paylaşımın düşünce açıklaması niteliğinde olduğu'' şeklindeki temyiz sebepleri karşısında; mahkemece usulüne uygun bilirkişi tayin edilip sanığın paylaşımının tamamının tercüme ettirildikten sonra bir bütün olarak değerlendirilip hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi, 2.Kabule göre de;
Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 inci maddesine 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın tarihinin 17.11.2015 olması,
incelemeye konu dosya kapsamında ise suç tarihinin 28.01.2015 olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında seçenek yaptırımlara göre daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yasanın aradığı objektif ve subjektif şartlar göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/1323 Esas, 2020/1324 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21849, K. 2024/5748, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama