KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/22966 E., 2025/4359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2901 E., 2020/1903 K.
- İlk derece mahkemesi
- Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2019 tarih ve 2019/331 Esas, 2019/460 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", nazara alındığında;
Oluş, iddia, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamı gözetilerek; sanığın süreklilik arz eden savunmalarında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bir ilgisinin olmadığını" ısrarla söylemesi, ayrıca hükme esas alınan ardışık/periyodik aramalara ilişkin HTS Veri İnceleme ve Değerlendirme Tutanağının da sanığın örgütsel iletişime dahil olduğunu gösterir nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında;
sanık hakkında mahrem imam tarafından örgütsel irtibatı sağlamak amacıyla ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık olarak arandığını gösteren inceleme tutanağının ve sanığın HTS kayıtlarının üzerinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı,
ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi,
yine sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen ve beyanları talimat mahkemesince alınan "..." ve "... " isimli asker şahısların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden;
ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/22966, K. 2025/4359, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama