KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/23655 E., 2024/2960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/149 (E) ve 2020/1196 (K
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2.Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 3.Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2. cümle, 62, 221/5, 53/1, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 4. Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 220/7 ve 314/3. maddeleri yollamasıyla aynı Kanun’un 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Kısmî onama, kısmî bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat; sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin uygulama, takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili olarak eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı;
sanıklar ..., ... ve ... ile ilgili olarak silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediklerinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğu anlaşılmakla.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamı, sanık savunması ve tanık beyanlarına göre; geçmişte cemaat olarak bilinen yapı ile irtibatlı olduğu anlaşılan, ancak FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra kayda değer örgütsel bir faaliyeti tespit edilemeyen ve savunmasının aksine de hakkında başkaca bir delil elde edilemeyen sanığın, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23655, K. 2024/2960, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama