İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/23974 Karar: 2023/1584 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/23974 K.2023/1584

3. Ceza Dairesi 2022/23974 E. , 2023/1584 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KATILANLAR : ..., Cumhurbaşkanı ..., TRT Genel Müdürlüğü SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Tü

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/23974 E. , 2023/1584 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KATILANLAR : ..., Cumhurbaşkanı ..., TRT Genel Müdürlüğü SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Tü

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/23974 E. , 2023/1584 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KATILANLAR : ..., Cumhurbaşkanı ..., TRT Genel Müdürlüğü SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, hukuka aykırı olarak basın yayın organlarının yayınlarını engellemek, mala zarar verme HÜKÜM : A) Sanık hakkında; 1- TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63, 2-TCK’nın 124/3 maddesi delaletiyle 124/2, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine, 3-TCK’nın 311-312, 314/2 ve 151/1 maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair B) İstinaf başvurularının incelenmesinde; I- Katılan Cumhurbaşkanı ... vekilinin (kişisel olarak) Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarından, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarından açılan davalara atılı suçların niteliği itibariyle suçlardan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılma hakları bulunmamakla, bu suçlardan davaya katılmalarına ilişkin verilen karar da hükmü istinaf yetkisi vermeyeceğinden bu suçlar yönünden CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine, II- Sanık müdafiinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve hukuka aykırı olarak basın yayın organlarının yayınlarını engellemek suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, C) Katılanlar Cumhurbaşkanı ..., ... ve TRT vekillerinin temyiz istemlerinin reddine dair 16.03.2022 tarihli ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; I-Katılan Cumhurbaşkanı ... vekilinin (kişisel olarak) Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarından, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarından açılan davalara atılı suçların niteliği itibariyle doğrudan zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadıkları ve bu kapsamda davaya katılmalarına ilişkin karar hukukî değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca reddi ile ek kararın ONANMASINA, II-Katılan ... vekilinin Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve mala zarar verme, katılan TRT Genel Müdürlüğü vekilinin Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarına yönelik istinaf başvurusunda bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; katılanların TCK'nın 312 ve 151/1 maddeleri gereğince verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına temyiz yoluna başvuru hakları olmadığından temyiz taleplerinin REDDİNE, III-Sanık hakkında hukuka aykırı olarak basın yayın organlarının yayınlarını engellemek suçundan verilen karar, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK’nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan ve ayrıca hukuka aykırı olarak basın yayın organlarının yayınlarını engellemek suçu 7188 sayılı Kanun kapsamında temyizi kabil suçlar arasında da sayılmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Diğer temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; katılan Cumhurbaşkanı ... ve katılan TRT Genel Müdürlüğü vekillerinin sanığın ayrıca TCK'nın madde 116 ve 119 gereğince de cezalandırılmasına yönelik temyiz taleplerinin bu suçlar yönünden sanık hakkında açılmış bir kamu davası bulunmadığı ve bu hususun inceleme konusu yapılamayacağı belirlenerek, yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000’in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik ... bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4’ü asker, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü asker, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, 5237 sayılı TCK’nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 37 inci maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde (faillerle birlikte) fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. 5237 sayılı TCK’nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her hâlükârda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasası'nın 137/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 24/3 üncü maddeleri). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen somut olay; 15.07.2016 günü ismi atama listesinde "TRT İstanbul Müdürü" olarak geçen Öğrenci Alay Komutanı A.H.E.'in Yalova'da bulunan filo komutanları ile bir toplantı düzenlendiği ve toplantıda İstanbul İline gideceklerini bildirdiği, burada bulunan Hava Harp Okulu öğrenci ve komutanlarının bir kısmının pilot Üsteğmen K.Y.’ın ve bir kısımının pilot Üsteğmen T.Y.‘ın kullandığı helikopterlerle, bir kısmının ise otobüslerle İstanbul iline geri döndüğü, İstanbul ilinde bulunan Hava Harp Okulu öğrencileri, subay ve astsubaylarının ise Hava Harp Okuluna geri çağrıldığı, burada G3 silahlar ile mühimmatların hazırlandığı ve tam teçhizat kuşanıldığı, Atatürk Havalimanı VIP bölümünündeki askeri piste önceden hazırlanan helikopterlerin üçüne subay ve öğrencilerin dağıtıldığı ve iki helikopterin peş peşe havalandığı, Binbaşı A.A. ve Teğmen M.B. ile beraberindeki askeri öğrencilerden oluşan toplamda 16 kişinin bulunduğu ekibin helikopter ile Anadolu yakasına geçtiği, daha önceden özel araç ile Harp Akademileri Komutanlığından çıkış yapan Hava Harp Okuluna mensup subaylar Albay H.A., Üsteğmen E.D., Üsteğmen A.S. ve Üsteğmen M.B.’in Anadolu yakasına kara yolu ile geçtikleri, Sanık ... ile N.A., H.Ş., S.Ç., S.G. ve açık kimliği tam olarak tespit edilemeyen Ç. isimli bir şahsın olay günü N.A.'ın Ümraniye'de bulunan ikametinde toplandıkları, kendilerine verilen emir ve talimatlar doğrultusunda asker şahısların gelmesini bekledikleri, N.A.'ın evinde bulunan ve yayınların kontrolü maksadıyla teknik ekip olarak bir araya gelen şahısların alınmaları konusunda Albay H.A. ve Pilot Binbaşı A.K.'ya görev verildiği, verilen emir ve talimat doğrultusunda TRT'de teknik ekip olarak görev alacakları anlaşılan N.A., H.Ş. ve S.G.'i almak üzere Pilot Binbaşı A.K. ve ekibinin iki araç olarak, Digitürk binasına gidecek olan sanık ..., S.Ç. ve Ç. isimli şahsı alacak olan Albay H.A. ve ekibinin iki araç olarak yola çıktıkları, trafik yoğunluğu sebebiyle sadece Albay H.A.'ın bulunduğu aracın ...n'ın Ümraniye Devlet Hastanesinin yakınında bulunan evine ulaştığı, burada araçta bulunan Üsteğmen A.S. ile Üsteğmen E.D.'in araç içerisinde bekledikleri, Üsteğmen M.B. ile H.A.'ın N.A.'ın evine çıktıkları, kapıyı N.A.'ın açtığı, Albay H.A. ve Üsteğmen M.B.'in içeriye girdikleri, daha sonra evdekilerle birlikte aşağıya indikleri ve Albay H.A. adına kayıtlı ** *** ** plakalı özel araç ve sivil şahıslardan H.Ş. ait ** ** **** plakalı özel araç ile Casper Plazanın önüne geldikleri, Vatandaşların sokağa çıkması ve yolların trafik akışına kapanması üzerine kurulan irtibat sonucu helikopterin Albay H.A.’ın ekibi ve onların yanında bulunan sivil şahısları Ümraniye'den almak için Ümraniye İlçesinde bulunan Casper Plaza adlı iş yerinin çatısında bulunan piste indikleri, bu sırada askerleri ve helikopterleri gören vatandaşların bina önünde toplandıkları, daha sonra iş yerinin alt kısmından binaya gelen Albay H.A. ve Hava Harp Okuluna mensup subaylar ile onların yanlarında bulunan sivil şahısların özel güvenlikçilere kendilerini polis olarak tanıtıp binaya zorla girdikleri, Albay H.A. ile onun yanında bulunan diğer şahısların helikopter pistine çıkarak orada bulunan subaylar ve askeri öğrenciler ile buluştukları, Albay H.A. ve ekibi ile yayınları kesecek olan 6 teknik personel şahsı helikoptere aldıktan sonra buradan havalanan helikopterin daha önceden planlaması yapıldığı üzere Ulustaki TRT TV binasının yanındaki helikopter pistine iniş yaptığı, burada Albay H.A., sivil şahıslar N.A., H.Ş. ve S.G. ile Harp Akademileri subaylarından olan üsteğmen M.B. ve Üsteğmen A.S.'ın helikopterden indikleri, önceden helikopter ile TRT Ulus yerleşkesine gelen Üsteğmen O.G. ve bazı askeri öğrencilerin, bir süre sonra da Albay H.A.'ın helikoptere bindiği, helikopterde Albay H.A. ve ekibi ile diğer teknik personeller sanık ... ve S.Ç. ile Çağrı isimli şahıs bulunduğu halde helikopterin buradan havalanarak Vodafone Arena stadına iniş yaptığı, Albay H.A. ve Binbaşı A.A. tarafından stad kapılarına vurulmak suretiyle zarar verildiği, stattan Digitürk binasını işgal amaçlı dışarı çıktıkları, Digitürk binasına ulaşım amacıyla yoldan geçmekte olan bir İETT otobüsünün Binbaşı A.A. tarafından havaya ateş edilmek suretiyle durdurulduğu, yine burada durdurulan bir sivil jeep’e Üsteğmen E.D. ve 3 sivil teknik personelin bindiği, diğerlerinin de İETT otobüsü ve şoförü ile birlikte Digitürk binasına yakın bir alana geldiği, buradan yürüyerek Digitürk binasına gidildiği ve buranın işgal edildiği, yayını durdurma amacıyla faaliyetler yürütüldüğü, Digitürk personeline yayının kesilmesi için baskı yapıldığı ve bağırıldığı, yayın kesilmeyince Binbaşı A.A. tarafından içerideki cihazlara ateş edildiği, bütün kamera kayıtlarının silinmesinin istenildiği ancak bunun mümkün olmadığının ve harddisklerin sökülebileceğinin söylenilmesi üzerine verilen talimatlar doğrultusunda harddisklerin söküldüğü, saat 06:05 sularında Üsteğmen E.D., Üsteğmen O.G. ve askeri öğrenci M.A.İ.'nin, sanık ..., S.Ç. ve Ç. isimli şahsın kargo girişinden kaçışlarını sağladıkları, şahısların kaçarken sökülen bazı harddiskleri de yanlarına aldıkları şeklinde gerçekleşen olayda; IV- Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne dair istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla