Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/23990 E. , 2024/10829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve istinaf isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/23990 E. , 2024/10829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve istinaf isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyizin reddi, Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/1278 Esas, 2020/358 sayılı Kararının sanık ... katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tüm suçlar yönünden sanık, dolandırıcılık suçu yönünden ise katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/b maddesi uyarınca reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.07.2019 tarihli ve 2019/202 Esas, 2019/329 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/278 Esas, 2020/358 sayılı Kararıyla; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ise katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/b maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.04.2022 tarihli ve dolandırıcılık suçu yönünden sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemi yönünden reddi, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özet olarak; 1. Sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğine dair hiç bir delil bulunmadığına, 3. Bylock kullanımının ispatlanamadığına, tespit değerlendirme tutanağı mevcut olmadığına, Katılan vekilinin temyiz istemi özet olarak; Sanığın teşdiden cezalandırılması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.02.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetildiğinde, Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, bylock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, dosyaya temyiz aşamasında gelen ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme raporunun duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, bylock eklenenler ve eklenenler listesinde adı geçen kişilerin araştırılarak kimlikleri tespit edildiğinde duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri ayrıca bu kişilerin soruşturma dosyalarının getirtilmesi ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz bylock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. 2-Kabul ve uygulamaya göre ise, Anayasanın 138/1. maddesi hükmüne göre, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde sanık hakkında hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1-Sanığın dolandırıcılık suçu yönünden, katılan vekilinin ise tüm suçlar yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemi: Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, sanığın ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 09.07.2020 tarihli ek kararın ONANMASINA, 2. Sanığın Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2020/278 Esas, 2020/358 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.