Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/25058 E. , 2023/1264 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1605 E., 2020/1336 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/25058 E. , 2023/1264 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1605 E., 2020/1336 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2017/419 Esas, 2019/334 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/1605 Esas, 2020/1336 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.04.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında her ne kadar vicdani kanının oluştuğunu yazmış ise de hangi delillerle bu kanının oluştuğunun açıklanmadığı, yerel mahkemenin dosya kapsamı ile örtüşmeyen şekilde karar tesis etmiş olmasına rağmen istinaf mahkemesinin de yeterli inceleme yapmadığı, yerel mahkemenin yargılama esnasında ortaya konan gerçeklere aykırı bir kabulde bulunarak delilleri yanlış uygulayıp hukuka aykırı şekilde hüküm tesis ettiği, dosyada dinlenen tanık ifadelerine bakıldığında 3 tanıktan sadece 1 aleyhe denebilecek ifadeye karşın lehe 2 tanığın ifadesinin dikkate alınmadığı, sendika üyeliği, okulda çalışma, örgütsel niteliği dahi net olmayan okul zümre toplantısına katılma, bankaya para yatırma v.b fiillerin suç teşkil etmediği, müvekkilin örgütün gizli ve nihai hedefini bilmesinin mümkün olmadığı ve özel kastla işlenebilen örgüt üyeliği suçu için müvekkilde bu manevi unsurun oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İddia, sanık savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporu, diğer bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 1996 yılından itibaren 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimine kadar farklı illerde bulunan ve örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan eğitim kurumlarında çalıştığı, son olarak çalıştığı Alanya Ufuk Koleji'nde 2013 yılından itibaren müdür yardımcısı sıfatıyla görev yaptığı, KHK ile kapatılan Pak Eğitim İş isimli sendikaya üye olduğu, Bank ... hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporundan ve sanığın savunmasından da anlaşılacağı üzere eşi olan diğer sanık ...'in Kuveyt Türk Bankasında bulunan hesabından kendisinin Bank ... nezdindeki hesabına 09.01.2014 tarihinde ''BANK ...'YA OPERASYON YAPANLARA İNAT'' açıklamasıyla 4.766,58 TL havale yaptığı, paranın aynı ... altın hesabına aktarıldığı, söz konusu hesap hareketi esnasında kullanılan ibare de nazara alındığında örgütsel çağrı ve talimatlara istinaden yapıldığının anlaşıldığı, tanık beyanlarına göre, Alanya Ufuk Lisesi'nde A.G. isimli şahıs tarafından zümre toplantısı adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, söz konusu toplantıların asıl amacının dışında örgütsel bir nitelik arz ettiği, toplantı esnasında cep telefonlarının dışarıda bırakıldığı, ilgili dersin zümre mensubu olmayan sohbet hocaları tarafından sohbet verildiği, örgüt elebaşından bahsedildiği, 17/25 Aralık süreci sonrasında örgütün seçim ve siyaset konularındaki stratejileri doğrultusunda hareket edilmesi için telkinlerde bulunulduğu, sanığın bahsi geçen okulda sorumlu olduğu sınıflardaki öğrencilere sohbet toplantıları düzenlediği, sohbet toplantılarında örgüt elebaşından bahsedip devlete hizmet ettiğini ifade ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uzun yıllardır örgütün eğitim yapılanması içerisinde yer aldığı, son olarak idareci vasfında çalıştığı, benzer yargılamalarda sıkça karşılaşıldığı üzere örgütün en büyük insan kaynağını oluşturan dershane ve kolejlere vermiş olduğu önem düşünüldüğünde örgüt tarafından itimat edilmeyen bir kişinin söz konusu okulda idareci olarak görevlendirilemeyeceği, nitekim diğer delillerden de anlaşıldığı üzere sanığın örgütsel faaliyetlerde bulunma ve talimatları yerine getirme hususundaki sadakatinin aşikar olduğu, böylelikle sanığın örgütle organik bağ kurmak suretiyle hiyerarşik yapıya dahil olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmiş, geçmişi, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, çeşitli illerde örgüte müzahir kurumlarda yönetici sıfatıyla çalışan, örgüt liderinin talimatlarının anlatıldığı ve tedbir kurallarına riayet edilerek düzenlenen zümre adı altında yapılan toplantılara katılan, kendi derslerinde de örgüt lideri ve cemaati ile ilgili sohbetler yapan, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte Bank Asyada hesap hareketleri bulunan, örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan sendikaya üye olan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/1605 Esas, 2020/1336 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.