KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/2630 E., 2024/8634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/752 E., 2019/2269 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/352 Esas, 2019/122 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/752 Esas, 2019/2269 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle; 1. Toplanan deliller itibariyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra da devam edecek şekilde örgüte ait evlerde kaldığı, bir dönem lise öğrencilerinden sorumlu olduğu, bu görevi kapsamında lise öğrencilerine örgütsel toplantı düzenleyip örgüt liderinin videolarını izlettiği, BTM'lerden aldığı talimatları sorumlusu olduğu lise öğrencilerine aktardığı, yine bu kapsamda örgütsel toplantılara katıldığı şeklinde tanık beyanları bulunan sanık hakkında;
Maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından temyiz aşamasında dosyaya gelen 74023 ID numaralı kullanıcıya ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağından mesaj içeriklerinde sanık hakkında "matematikci ... ... nin numarasını istemiştiniz ona ulaşmak için gönderiyorum 0553...33" şeklindeki mesajın 01.03.2016 tarihinde gönderildiği anlaşılmakla, 74023 ve 498932 ID nolu ByLock kullanıcılarının açık kimlik bilgileri tespit edilerek aşama beyanlarının temyiz incelemesine elverişli olacak şekilde dosya arasına getirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak tartışılması, kimlikleri tespit edilen ByLock kullanıcılarının tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenilmeleri,
Örgütlü suçlar bilgi bankasından araştırma yapılarak hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerin getirtilmesi, gerekirse bu şahısların da tanık olarak beyanları alınarak CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması lüzumu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2630, K. 2024/8634, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama