KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/26696 E., 2024/6710 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1094 E. 2021/619 K.
- Suç
- Örgüte bilerek isteyerek yardım etme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2020 Tarih, 2019/324 E. - 2020/242 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun220 inci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/05/2021 gün ve 2020/1094 E. 2021/619 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28/05/2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair somut delil bulunmadığına, 2.Örgüt içi haberleşme programlarını kullanmadığına, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Bank Asya nezdindeki mevduat hesabındaki hareketler incelendiğinde.
2013 yılı Aralık ayına kadar mevduatta önemli bir miktarda bakiye bulunmazken, 2014 yılının Mayıs Ayında bakiyenin yaklaşık 13.000 TL tutarında artırıldığı, yine örgüt liderinin bankanın fonlanmasına dair yaptığı ikinci çağrı tarihi ile uyumlu olacak biçimde bakiyenin 2014 yılı Eylül ayında yaklaşık 24.000 TL artırıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamındaki diğer tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde bu fiilin örgüt liderinin bankanın fonlanmasına dair çağrı tarihine riayet edilerek yapıldığı değerlendirilmiştir. Bunun dışında sanığın örgütle organik ve hiyerarşik bağ kurduğuna, yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik içeren eylemlerde bulunduğuna dair bir delile ulaşılamamıştır.
Bu nedenle iddianamede sanığa terör örgütüne üye olma suçu isnat edilmiş ise de sanığın eyleminin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütü içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığın, TCK m.314/3 ve 220/7 delaletiyle TCK m.314/2 hükmü gereği tecziyesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak, sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken TCK'nın 220/7-son maddesi uygulanmak suretiyle tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 3713 sayılı Yasanın 5/1.maddesi uyarınca artırılması sırasında "1 yıl 18 ay" yerine "2 yıl 6 ay" şekline belirlenmesi, ayrıca bu miktar üzerinden TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken "1 yıl 13 ay" hapis cezası yerine "2 yıl 1 ay" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Sanık hakkında belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasında 3713 sayılı Kanun gereğince artırım yapılırken uygulama maddesinin "5/1." yerine "5." şeklinde gösterilmesi,
Yasaya aykırı olup, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMK'nın 280/1-a maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 3.fıkrasında yer alan "5" ibaresi çıkartılarak yerine "5/1" ibaresinin , "2 yıl 6 ay" ibaresi çıkarılarak yerine "1 yıl 18 ay" ibaresinin ayrı ayrı yazılmasına, ayrıca hükmün 4.fıkrasında yer alan "2 yıl 1 ay" ibaresi çıkarılarak yerine "1 yıl 13 ay" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
ByLock kullanıcısı olmayan, aleyhine tanık beyanı bulunmayan, BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek,
örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında.
Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı ile örgütle iltisaklı bankaya destek amaçlı para yatırdığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26696, K. 2024/6710, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama