İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26756 K.2025/15848

TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 yollaması ile 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs…

Esas2022/26756Karar2025/15848Tarih21 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.249 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/26756 E., 2025/15848 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2025
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/912 E., 2020/836 K.
İlk derece mahkemesi
Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/27 E., 2019/13 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
Sanıklar hakkında;
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.249 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 yollaması ile 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Ret, düzeltilerek onama, bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,

I- Katılan vekilinin, sanıklar hakkında verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi tarafından Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararların, CMK'nın 223 üncü maddesinde sınırlı olarak sayılan hüküm çeşitlerinden olmadığı ve hüküm niteliğinde olmayan bu kararların temyiz kabiliyeti de bulunmadığı anlaşılmakla, bu karar yönünden dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;

Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ... hakkında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’ nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;

Sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün üçüncü fıkrasının altıncı bendindeki “yollaması ile TCK'nın 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;

A- Sanıklar ..., ... ve ... yönünden;

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında.

"ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde,

ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında;

Öncelikle; sanık ... hakkında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi, yine sanıklar hakkında düzenlenmiş güncel veri inceleme raporunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil olarak belirtilen kişiler var ise bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi,

haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde aşama beyanlarının getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin ilk derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen sanık ... ve ... hakkındaki ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları, yine sanıklar ...,

... ve ... hakkında dosyaya gelen Emniyet mahrem veri analiz raporu (VAR) ve Emniyet mahrem imamları birliktelik raporu ile birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulduktan ve tespit edilecek beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle aytıntılı beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, B- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.

ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadıklarını bildiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un savunmalarının denetlenmesi,

örgütsel konum ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıklar ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi; yine sanıklar hakkında düzenlenmiş güncel veri inceleme raporunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, veri inceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil olarak belirtilen kişiler var ise bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi,

haklarında aynı suçtan soruşturma/kovuşturma bulunması halinde aşama beyanlarının getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin ilk derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen sanıklar hakkındaki Emniyet mahrem veri analiz raporu (VAR) ve Emniyet mahrem imamları birliktelik raporu ile birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak diyecekleri sorulduktan ve tespit edilecek beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci,

ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle aytıntılı beyanlarının alınmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden;

tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanıklar ve müdafilerine bildirilmeden, sanıkların tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,

3. Sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...' in temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak (sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden üyeler ... ve ...'nın muhalefetiyle oy çokluğu ve diğer hükümler yönünden oy birliğiyle) ayrı ayrı BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, bozma nedeni, sanığın eylemli olarak kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması,

adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalması ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak sanık ...'un TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin “eksik araştırma neticesinde sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği, yine sanıklar ... ve ... yönünden mahkumiyete esas alınan tanıkların talimat ile dinlenilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı” gerekçeleri ile bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir.

5271 sayılı CMK’nın "Duruşmada okunmayacak belgeler" başlıklı 210. maddesinin 1. fıkrası; "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" şeklinde düzenlenmiştir.

Bu düzenleme uyarınca tanık beyanı suçun tek delili ise tanığın duruşmada dinlenilmesinin zorunlu görüldüğü, ayrıca önceki dinleme sırasında tutulan tutanaklar ve yazılı açıklamaların okunmasının dinleme yerine geçmeyeceği belirtilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.02.2014 tarihli, 2013/4-242 E. ve 2014/79 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere;

Ceza muhakemesi hukukumuzda duruşmanın doğrudan doğruyalığı (yüz yüzelik) ve sözlülük ilkeleri esas alınmış olup, hüküm verecek olan mahkeme hakimi sanık, tanık ve olayın tüm delilleri ile birebir karşı karşıya gelecek, herhangi bir vasıta olmadan örneğin beyan delilini dinleyecek ve belge delilini okuyacaktır. Böylece, belirtilen ilkeler ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan “adil yargılama” hakkının temel gerekleri ve CMK'nun 217. maddesi uyarınca hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilecektir. Bu nedenle kural olarak sanık, tanık ya da bilirkişiler mahkeme huzurunda dinlenecek ve daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçmeyecektir.

Nitekim 5271 sayılı CMK'nın "Duruşmada okunmayacak belgeler" başlıklı 210. maddesinin 1. fıkrası da; "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" şeklinde düzenlenmiş olup, yargılama konusu olayla ilgili sadece bir tanığın beyanından başka bir delilin bulunmadığı hallerde bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiği ifade edilerek doğrudan doğruyalık ilkesi açık bir şekilde ortaya konmuştur.

Bununla birlikte, bazı istisnai durumlarda naip veya istinabe yoluyla dinleme ya da eski ifadelerin bulunduğu tutanakların okunması ile yetinilmesinin mümkün olduğu da kabul edilmiş, tanık beyanı olmadan da adli raporlar, belge delilleri, bilişim ya da kamera kayıtları gibi delillerle sübuta ulaşılabiliyorsa olayın tek tanığı bile bulunsa aranmasına rağmen hazır edilemiyorsa dinlenmesinden vazgeçilebileceği öngörülmüştür.

Bu bağlamda CMK'nın "Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler" başlıklı 211. maddesinde;

"(1) a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse,

b) Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse,

c) İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa,

Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar ile kendilerinin yazmış olduğu belgeler okunabilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birinci fıkrada belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler" şeklindeki hükme yer verilerek, duruşmada dinlenilmesi mümkün olmayan ya da dinlenmelerine gerek bulunmayan tanık, bilirkişi ya da suç ortağının daha önce dinlenmeleri sırasında düzenlenmiş olan tutanakların okunması ile yetinilebileceği haller gösterilmiş ve doğrudan doğruyalık ilkesinin istisnalarından birine işaret edilmiştir. Buna göre, zorunlu hallerde tanığın veya sanığın suç ortağının soruşturma aşamasındaki beyanlarını içeren tutanakların duruşmada okunması ile yetinilebilecektir. Bunun için, tanığın ya da suç ortağının, yapılan araştırma sonucu bulunduğu yerin belirlenememesi yeterlidir.

Somut olay irdelendiğinde;

Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında,

1. Örgütsel gizli haberleşme ağı olan ByLock programını kullandığı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı ile sabit olan, ... isimli gizli tanıktan ele geçen SD kart üzerinde yapılan incelemelere göre "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade eden A5 kodu ile kodlanan ve örgüt liderinin talimatına uyar şekilde ... Katılım Bankasında (...) hesap açarak işlemler yapan sanık ...'ın

2. Örgütsel gizli haberleşme ağı olan ByLock programını kullandığı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı ile sabit olan, ... isimli gizli tanıktan ele geçen SD kart üzerinde yapılan incelemelere göre "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade eden A5 kodu ile kodlanan ve talimatla dinlenen tanık beyanlarına göre örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılan sanık ...'nin;

3. Örgütsel gizli haberleşme ağı olan ByLock programını kullandığı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı ile sabit olan, ... isimli gizli tanıktan ele geçen SD kart üzerinde yapılan incelemelere göre "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişileri" ifade eden A5 kodu ile kodlanan, talimatla dinlenen tanık beyanına göre İzmir Polis Koleji mezunlarından sorumlu olan ve örgütün sohbet adı altındaki toplantılarını organize edip katılan sanık ...'ın;

Mahkemece "silahlı terör örgütü üyesi olarak" kabul edilmelerinin usul ve yasaya uygun olduğu, kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanması dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında verilen kararların düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26756, K. 2025/15848, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/26756
Karar No
2025/15848
Tarih
21 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27039 K.2025/16035
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27044 K.2025/16031
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27054 K.2025/16033
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27055 K.2025/16038
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27056 K.2025/16040
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/27058 K.2025/16029

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.