KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/26941 E., 2025/1574 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/37 E., 2020/1111 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/99 E., 2019/424 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Soruşturma kapsamında sanıktan elde edilen dijital materyaller arasında bulunan General Mobile marka cep telefonu içerisinde yüklü uygulamalar sekmesi altında VPN uygulaması kullanılarak Bylock programının indirilip yüklü olduğu, ByLock kullanımına ilişkin 356702060719011 imei numaralı cep telefonunun BTK'dan temin edilen kullanım verilerinde [NUMARA] numaralı hattan kullanıldığı ve hattın beraat eden temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı bulunduğu ancak sanık ... tarafından söz konusu hattın kendi kullanımında olduğunun beyan edildiği, sanık ve eşinin aynı müdafi ile temsil edildiği göz önüne alınarak;
dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.05.2012 tarih ve 2011/1-872 Esas 2012/198 sayılı Kararında da ayrıntıları belirtildiği üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği, aynı müdafii tarafından temsil edilen sanık ile temyiz dışı sanık arasında savunmalarında zafiyet yaratabilecek menfaat çatışması oluştuğu, ayrı müdafilerce temsil edilmelerine imkan sağlanması gerekirken CMK'nın 152/1 inci maddesine aykırı şekilde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilerek.
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun temini sağlanıp 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılıp,
temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen Orçun Şenyücel isimli şahıs tanık sıfatıyla huzurda veya segbis marifetiyle dinlenerek sanığın örgütsel faaliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin beyanı alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26941, K. 2025/1574, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama