KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/2787 E., 2024/5989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·15 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2019/89 E., 2019/94 K.
SUÇ
Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2019 tarihli ve 2019/364 Esas, 2019/786 sayılı Kararı ile sanık hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birincive ikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2-Bank Asyaya talimatla para yatırmadığına, 3-Lehe olan delililerin hükme esas alınmadığına, 4-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek,
örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında.
Bank Asya'daki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın talimat dönemine uyan katılım hesabı açtırdığı ancak bunu örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve örgüte yardım kastıyla gereçekleştirdiğine dair her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/94 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2787, K. 2024/5989, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama