KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/2797 E., 2024/12774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/81 E., 2018/508 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2017 tarihli ve 2017/53 Esas, 2017/7 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2018/81 Esas, 2018/508 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; 1.Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1-Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli, 2019/3337 Esas ve 2019/6048 sayılı Kararında açıklandığı üzere; haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dava açılan sanığın kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadan ve kendilerine 5271 sayılı CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeden Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 inci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden,
sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Yapılan UYAP kontrolüne hükümden sonra dosyaya geldiği tespit edilen sanık adına kayıtlı olduğu belirtilen yeni Bylock ID'lerine(... ile ...) ilişkin kolluk tutanağı, ..., ..., ... isimli kişlere ait ifade/teşhis tutanakları ile ... ait ByLock veri dökümüne içeriğinde bilgi bulunanlar hakkında düzenlenen araştırma tutanağının CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/2797, K. 2024/12774, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama