Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/2911 E. , 2024/9150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Ret, Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2018/2711 Esas, 2020/787 sayılı Kararının, sanık müdafi ile katılanlar ... Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/2911 E. , 2024/9150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Ret, Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2018/2711 Esas, 2020/787 sayılı Kararının, sanık müdafi ile katılanlar ... Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Başkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin iadesi karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir Sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmayan ... Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafinin temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafinin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2017/701 Esas, 2018/585 sayılı Kararı ile sanık hakkında; 1.Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’nun 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 2.Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. 3.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.07.2020 tarihli ve 2018/2711 Esas, 2020/787 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.12.2021 tarihli, iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özetle, 1. Atılı suçlarının unsurlarının oluşmadığına, 2. Mahkumiyet hükümlerinin gerekçeli olmadığına, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları; Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden; sanığın üzerine atılı eylemin Kanun'da suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık Müdafinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 2010 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda aldığı puanın kendi başarısından ziyade dış faktörlerin etkisi ile olduğuna dair güçlü kanaat oluştuğuna dair hakkında bilirkişi raporu tanzim edilen, ancak FETÖ/PDY terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri tespit edilemeyen ve örgüt üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... Başkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin, bahse konu kararların 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ... Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık müdafinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle temyiz istemninin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, esası 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği temyizen incelenemeyen hükme karşı, 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin (A) bendi kapsamında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca itiraz edebileceğinin muhtariyetine, D. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2020/381 Esas, 2020/536 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.